İçtihatYargıtay14. Hukuk Dairesi
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2006/15403 · K. 2007/202
- Esas No
- 2006/15403
- Karar No
- 2007/202
- Karar Tarihi
- 18.01.2007
Karar Metni
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/15403 E. , 2007/202 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 31.8.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.7.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 104 ada 42 parsel sayılı taşınmazda “...” olarak geçen baba adının “...” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ve hükmü davalı vekili temyize getirmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı, doğum tarihleri gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Bu durumda mahkemece tapu maliki ile kaydı düzeltilmesi istenen kişinin aynı kişi olduğu şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanmalıdır
Somut olayda; mahkemece tapu maliki ... kızı ... adında davacıdan başka nüfusda kayıtlı kişi bulunup bulunmadığı sorulmuş ve gelen cevapta dört adet ... kızı ... kaydının bulunduğu bildirilmiştir. Bu kayıtlar incelendiğinde ... ‘den olma ...’dan doğma 1318 doğumlu ... adına olan kapalı kaydın, tapu maliki olarak gözüken kişinin tesbit tutanağındaki nüfus bilgileri ile benzerlik gösterdiği anlaşılmaktadır. Bu şahsın nüfus kaydının gittiği kayıtlar getirtilmeli, mirasçıları tesbit edilmeli ve taşınmaz ile bu kişinin ilgisi olup olmadığı araştırılmalı,gerekir ise mirasçıları dinlenmeli ve taşınmazın davacıya ait olduğu hususunda tüm şüpheler giderildikten sonra bir hüküm verilmesi gerekir iken eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi doğru görülmemiş ve hüküm bu nedenlerle bozulmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 18.1.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.