İçtihatYargıtay10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2006/16080 · K. 2007/4336
- Esas No
- 2006/16080
- Karar No
- 2007/4336
- Karar Tarihi
- 22.03.2007
Karar Metni
10. Hukuk Dairesi 2006/16080 E., 2007/4336 K.
10. Hukuk Dairesi 2006/16080 E., 2007/4336 K.
- ÖLÜM AYLIĞI- 506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Madde 69 ]
"İçtihat Metni"
Davacı, geçiminin Ölen oğlu tarafından sağlandığından bahisle kendisine Ölüm geliri bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 21.08.2002 tarihinde vefat eden sigortalının annesine hak sahibi olarak 506 sayılı Kanun'un 4958 sayılı Kanun ile değişik 69. maddesi uyarınca ölüm geliri bağlanması talebine ilişkin olup, mahkemece anılan yasal düzenlemenin ölüm tarihinde yürürlükte bulunan hali gereği, davacının geçiminin sigortalı tarafından sağlanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının oğlu sigortalı, evli fakat çocuksuz olarak 21.08.2002 tarihinde vefat etmiş, işbu dava ise 15.02.2004 tarihinde açılmıştır. Dava konusu uyuşmazlık, ölüm tarihinin 21.08.2002 olması karşısında, görülmekte olan davada, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun ile değişik 69. maddesi hükmünün uygulanmasına hukuken olanak bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 69. maddesi, ölen sigortalının ana babasına gelir bağlanabilmesi için, ölüm tarihinde eş ve çocuklarına bağlanması gereken aylıklar toplamının, sigortalıya ait aylıktan aşağı bulunmasını temel koşul olarak öngörmekte, bunun yanında, anne ve babanın geçimlerinin sağlığında sigortalı tarafından sağlanmış olmasını ikinci koşul olarak aramakta İken; 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda, anılan ikinci koşul (sigortalının sağlığında anne ve babasının geçimini sağlamış olması koşulu) kaldmlmış ve onun yerine, anne ve babanın sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi şekilde çalışmıyor veya 2022 sayılı Kanun'a göre bağlanan aylık hariç olmak üzere, buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almıyor olmaları koşulu getirilmiştir.
Bu kapsamda uyuşmazlığın çözümü, hem sosyal güvenlik hukukunun niteliğinin irdelenmesini, hem de kanunların zaman bakımından uygulanmasına ilişkin kuralların incelenmesini zorunlu kılmaktadır. Kanunlann geriye yürümesi konusunda mevzuatımızda genel bir düzenleme yoktur. Konu ile ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13.10.2004 gün ve 528/533 sayılı karannda da açıkça belirtildiği gibi, kural olarak; her kanun, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar ve bu tarihten sonra meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır. Bu kuralın doğal sonucu da, kanunlann yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyecekleridir. Ancak şu husus da belirtilmelidir ki; sosyal güvenlik hukukunun kamusal niteliği İtibanyla, devam eden uyuşmazlıklarda, tamamlanmamış hukuki durumlara yeni kanun veya düzenleyici kural "derhal yürürlüğe girme" niteliği nedeniyle uygulanacak ve hukuki sonuçlannı doğuracaktır. Tamamlanmış hukuki durumları yeni kanun veya düzenleyici kuralın etkilememesi ve onlar üzerinde hukuki sonuç doğurmaması ise kazanılmış hakları saklı tutma amacı gütmektedir.
Kanunlann zaman yönünden uygulanmalarında temel kural bu olmakla birlikte; uyuşmazlığın dayanağını oluşturan inceleme konusu 4958 sayılı Kanun'da yürürlüğe ilişkin özel bir düzenlemenin bulunmaması ve anılan Kanun'un 53. maddesiyle 506 sayılı Kanun'a eklenen ek 46. maddenin bir yürürlük maddesi olmayıp, sadece bağlanan ölüm gelirinin kesilmesi yönünden bir düzenleme içermesi karşısında, sosyal güvenlik kurallarının tanımlanan niteliği nedeniyle sonuç olarak 69. maddeyle İlgili eldeki uyuşmazlıklarda her iki düzenlemeden ana ve baba yararına olan düzenlemenin uygulanması gerekmektedir.
Somut olayda, davanın yapılan yargılaması sonunda; 69. maddenin 4958 sayılı Kanunla değiştirilmiş biçiminin, geçimi sigortalıca sağlandığı kanıtlanamayan davacı yararına olduğu belirlendiğinden, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olarak çalışmadığı, 2022 sayılı Yasa gereği bağlanan aylık haricinde bu kuruluşlardan gelir veya aylık almadığı tartışmasız olan davacıya ölüm aylığı bağlanması gerekmekte ise de, Ölüm aylığı bağlanma hakkını doğuran olayın sözü edilen kanun değişikliği olduğu gözetilerek, değişikliği izleyen aybaşı olan 01.09.2003 tarihi itibarıyla aylığa hak kazanılabileceği olgusu dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz ibrazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.03.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.