İçtihatYargıtay6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2006/16708 · K. 2010/4747
- Esas No
- 2006/16708
- Karar No
- 2010/4747
- Karar Tarihi
- 21.04.2010
Karar Metni
6. Ceza Dairesi 2006/16708 E. , 2010/4747 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Oluş, kabul ve dosya içeriğine göre, olay günü öğle 12.00 sıralarında sanığın yanında kimliği tespit edilemeyen bir başka şahısla birlikte yakınana ait markete geldiği, 2. şahsın dışarıdaki dolaptan dondurma alma bahanesiyle yakınanı oyalarken sanığın içeride kasanın olduğu bölüme geçtiği, yakınanın şüphelenerek içeri girmesiyle sanıkla kasanın başında gözgöze geldikleri , sanığın yakınana “birşey yok” dedikten sonra, kasadan birşey almadan kaçabilmek için yakınanın üzerine atladığı, boğuşmaya başladıkları, bu sırada sanığın yakınana “beni bırak yoksa sülalem seni sinkaf eder” şeklinde tehdit sözleri safrettiği ancak yakınanın sanığı bırakmadığı ve tanık Okan'ın yardımıyla sanığı polislere teslim ettiklerinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCY’nda dolaylı yağma suçuna yer verilmediği, yağma suçunun oluşabilmesi için cebir ve tehditin malın alınması sırasında veya hırsızlık suçu tamamlanmadan malın götürülmesi sırasında malın geri alınmasını önlemek amacıyla kullanılması gerektiği, eylemin bu haliyle 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b, 35/2 maddelerine uyan hırsızlığa kalkışma suçunun yanı sıra aynı Yasanın 106/1 maddesindeki tehdit suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de ;
2- 5237 Sayılı TCY’nın 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlanmak dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığı” nın 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasakoyucunun amacı ve suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastıda gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut koşulları oluşmadığı halde aynı Yasanın 150/2. maddesiyle cezadan indirim yapılması,
3-Hapis cezasıyla hükümlülüğünün yasal sonucu olarak sanığın, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan 5237 sayılı TCK.'nun 53/3. maddesi uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilmesine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.