İçtihatYargıtay20. Hukuk Dairesi
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi · E. 2006/6063 · K. 2006/8402
- Esas No
- 2006/6063
- Karar No
- 2006/8402
- Karar Tarihi
- 15.06.2006
Karar Metni
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/6063 E. , 2006/8402 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro komisyon kararına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine, katılanlar Orman Yönetimi ve ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında ... Köyü 1603 parsel sayılı 12.770 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesiz olarak tarla ve kuyu niteliği ile ırsen intikal, paylaşım ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... oğlu ... ... adına, 1604 parsel sayılı 12.507 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesiz olarak tarla niteliği ile satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ... adına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen Hazine, çekişmeli taşınmazların kaçak yitik kişilerden kaldığı,sınırlarında ... ve ... bulunduğundan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. ... ve arkadaşları çekişmeli taşınmazların kök miras bırakan İmamoğlu ...’nin ölümüyle tüm mirasçılarına intikal ettiği, paylaşım yapılmadığı iddiasıyla davaya katılmışlardır. Mahkemece katılan davacıların davasının reddine, Hazinenin davasının kısmen kabulüne 1603 parselin ... bilirkişi raporunda (B) ve (C) ile işaretlenen bölümlerinin taşlık ve ... yerlerden olduğu gerekçesiyle kadastro dışı bırakılmasına, (A) ile işaretlenen bölümünün tespit gibi ... ... adına tapuya tesciline yönelik verilen kararın davacı Hazine ve katılanlar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi tarafından temyizen incelenerek bozulmuştur. Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 29.09.1994 gün 1992/1947 - 1994/8629 sayılı bozma kararında özetle; “1603 parsel sayılı taşınmazın İmamoğlu ... mirasçıları arasında yapılan paylaşım sonucu ... ...’e kaldığı tüm dosya kapsamıyla belirlendiğinden katılan davacıların temyiz itirazlarının reddi ile aleyhteki hükmün onanmasına, 1603 parsel sayılı taşınmazın, (B) ve (C) ile işaretlenen bölümlerinin taşlık ve ... yerlerden olduğu belirlendiğinden Hazinenin temyiz itirazları yerinde değil ise de, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı ile ... sınırının saptanması bakımından yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, bu sebeple taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosunun yapılıp yapılmadığının tespit edilerek sonucuna göre yapılmamışsa yöntemine uygun olarak orman araştırması yapılması, kıyı kenar çizgisinin belirlenip belirlenmediğinin idareden sorulması, kıyı kenar çizgisi belirlenmiş ise haritası getirtilerek yapılacak keşifte jeoloğ marifetiyle uygulanması, kıyı kenar çizgisi tespit edilmemiş ise bu işlemin idarece yapılması için davacıya süre verilmesi ondan sonra toplanacak delillerin birlikte tartışılması 1604 parsel yönünden ise olumlu veya olumsuz karar verilmemesinin usulsüz olduğu, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığı" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra ... ve arkadaşları 1604 parsel sayılı taşınmazın İmamolu ...’nin mirasçıları
arasında yapılan paylaşım sonucu anneleri ...’ye kaldığı, ...’nin ölümünden sonra taşınmazı paylaşmadıkları, taşınmazın ... ...’ün tüm mirasçıları adlarına tapuya tescili istemiyle, Orman Yönetimi, 1603 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, Vahit Aytekin ve arkadaşları, çekişmeli taşınmazların adlarına tapuya tescili istemiyle davaya katılmışlardır. Mahkemece katılanların ispatlanamayan davalarının reddine, Hazine ve Orman Yönetiminin davalarının kısmen kabulüne ve dava konusu parsellerin kadastro tespitlerinin iptal edilerek ... bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 02.01.2004 tarihli krokili raporda 1603 parselin (B) ve (C) ile işaretlenen 3.221,57 m2 - 1.234,88 m2 yüzölçümlü bölümlerinin, 1604 parselin (B) ile işaretlenen 11.865,50 m2 yüzölçümlü kesiminin orman niteliği ile Hazine adına, 1603 parselin (A) ile işaretlenen 8.313,54 m2 yüzölçümlü kesiminin ... ... adına, 1604 parselin A ile işaretlenen 641,50m2 yüzölçümlü kesiminin ... ... adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine katılanlar orman yönetimi ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro komisyon kararına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyleki;Hükme esas alınan orman bilirkişi kurul raporunda; 1603 parsel sayılı taşınmazın B ve C ile işaretlenen bölümlerinin sekonder (koruma) ... elemanları ile kaplı olup ... görünümünde, % 12'den fazla eğimli olduğu, 1952 yılında çekilen ... fotoğraflarından elde edilen 1958 yılında bütünlemesi, 1964 ve 1978 yıllarında basımı yapılan memleket haritasında yeşil renkli alanda, amenajman planında bozuk baltalık alan olarak gözüktükleri, bu parselin devamında da sekonder ... elemanlarının bulunduğu, 1604 parselin (B) bölümünün üzerinde ... parçaları ve küme şeklinde ... formasyonu ve deliceler bulunduğu, etrafındaki sekonder makinin devamı olduğu, orman sayılan yerlerden oldukları, çekişmeli taşınmazın (A) ile işaretlenen bölümlerinin eğiminin % 1 - 3 olduğu, ... arazisi niteliğinde orman sayılmayan yerlerden oldukları açıklamış olmakla birlikte ziraat mühendisi ... tarafından düzenlenen 26.01.2004 tarihli raporda çekişmeli taşınmazların üzerinde ziraai faaliyet bulunmadığı, ... yapılamayacak şekilde taşlı oldukları, 1603 parselin içinde kümeler halinde makiler ve delicelerin bulunduğu, taşınmazların tarıma elverişli olmadıkları açıklanmıştır. 19.10.2005 tarihli keşifte dinlenen tanık ... ..., 1604 parsel sayılı taşınmazın İmamoğlu ... tarafından çok önceleri kullanıldığını duyduğunu, ancak bu yere ulaşılmasının çok zor olduğunu bu sebeple, 1981 yılına kadar işlenmediğini ,boşluk halde durduğunu, ancak üzerindeki ... ağaçlarının meyvalarının toplandığını, 1981 yılından sonra (kadastro tespitinden sonra) ... ... tarafından kullanılmaya başlandığını ifade etmesine karşılık dosya kapsamından ve bilirkişi rapor içeriklerinden 1604 parsel üzerinde 7 tane ... ağacı bulunduğu, kapama zeytinlik niteliğinde olmadığının bildirildiği görülmüştür. Tanık anlatımı ve çekişmeli taşınmazların halihazır durumları ve konumları ziraat mühendisinin raporunu doğrulayıp desteklemektedir. Dolayısıyla çekişmeli taşınmaz üzerinde gerçek kişiler yararına 3402 Sayılı Yasanın 14.maddesinde düzenlenen kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları da gerçekleşmemiştir. Bir an için gerçek kişilerin zilyet oldukları düşünülse dahi , 6831 sayılı yasanın 1/j maddesinin karşıt kavramından sekonder (koruma) makilikler orman sayılmaktadır. Ormanlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi nereye kadar ulaşırsa ulaşsın hukukça değer taşımaz. Tapu ve zilyetlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş , diğer fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamaz. Diğer taraftan kabule göre de bozma öncesinde 1603 parselin yukarıdan aşağıya doğru doğu ve batı bölümünde yer alan (B) ve (C) ile işaretlenen kesimlerinin tarıma elverişsiz arazi olması sebebiyle kadastro dışı bırakılmasına karar verildiği ve bu karar tespit maliki tarafından temyiz edilmediği böylelikle Hazine yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu halde mahkemece orman bilirkişi kurul raporuna itibar edilerek usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek hüküm kurulmuştur. Hal böyle iken tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde hükme dayanak yapılan ... bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda 1604 parsel sayılı taşınmazın tamamına yakını, 1603 parselinde (B) ve (C) ile işaretlenen kesimlerinin ve bu yerlerin çevresinin sekonder (koruma) makiliği oldukları hususu orman bilirkişi kurulu raporu ve ziraat bilirkişi raporlarıyla sabittir .Ziraat mühendisi raporu ve orman kurul raporu çekişmeli taşınmazların (A) ile işaretlenen bölümlerinin nitelikleri konusunda birbiriyle çelişik ise de taşınmazların (A) bölümlerinin üç tarafı da sekonder (koruma) makilik başka deyişle orman ile çevrili olup halihazır konumları itibariyle orman bütünlüğünü bozucu niteliktedir ve koruma makiliğin yani ormanın devamı görünümündedirler. Zaman içinde orman örtüsünün kaldırılmış olması o yerin orman olmadığı anlamına gelmez. Hal böyle iken açıklanan nedenlerle çekişmeli taşınmazların tamamının orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescile karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle katılan davacı ...’in temyiz itirazlarının reddine, davacı Hazine ve katılan davacı ... Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 15.06.2006 günü oybirliği ile karar verildi.