İçtihatYargıtay6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2007/24062 · K. 2012/5601
- Esas No
- 2007/24062
- Karar No
- 2012/5601
- Karar Tarihi
- 21.03.2012
Karar Metni
6. Ceza Dairesi 2007/24062 E. , 2012/5601 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğünün bulunması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanığın arkadaşı ile birlikte, geceleyin yakınanın iş yerinin kilidini kırarak hırsızlığa kalkışma suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; eylemin hırsızlığın yanı sıra 5237 sayılı TCY’nın 116/2-4, 119/1-c maddelerine uyan birden fazla kişi ile birlikte işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi ve 5237 sayılı TCK’nın 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nın 522. Maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, kabule göre de sanık hakkında 5237 sayılı TCY'nın 145/1. maddesinin uygulanması sırasında karar yerinde indirim oranının gösterilmemesi, karşı temyiz olmadığından, 5237 sayılı Yasanın 61. maddesine aykırı olarak aynı Yasanın 35. maddesinin 143. maddesinden önce uygulanması sonuç cezayı değiştirmediğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Kasten işlemiş olduğu suç nedeniyle mahkum olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de, hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiriler dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-) 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın, arkadaşı ile birlikte geceleyin şikayetçi olmayan yakınanın iş yerinin kilidini kırarak hırsızlığa kalkışma eylemini gerçekleştirmesi karşısında, eylemine uyan 765 Sayılı TCY’nın 493/1, 62, 522 ( pek hafif) maddelerine göre, 5237 sayılı TCY’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 35/2, 53, 116/2-4, 119/1-c, 53. maddeleri bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında değerlendirme ve uygulama yapılarak birden fazla kişi ile birlikte işyeri dokunulmazlığını bozma suçu bakımından 5271 sayılı CMUK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulduktan sonra her iki yasanın ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması suretiyle lehe olan Yasanın saptanması gerekirken yazılı biçimde uygulama yapılması,
Kabule göre de;
2-) 5237 sayılı TCK’nın 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nın 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, kabule göre de sanık hakkında 5237 sayılı TCY'nın 145/1. maddesinin uygulanması sırasında karar yerinde indirim oranının gösterilmemesi,
3-) 5237 sayılı Yasanın 61. maddesine aykırı olarak aynı Yasanın 35. maddesinin 143. maddesinden önce yazılı şekilde uygulanması,
4-) Sanığın adli sicil kaydında gözüken ve lehe yasa belirlemesinde 765 sayılı TCK'nun 522/son maddesi uyarınca mükerrir kabul edilen hükümlülüğünün, aynı yasanın 81/1. maddesine aykırı olarak cezanın yerine getirilmediğinin lehe yasa belirlenmesinde gözetilmemesi,
5-) Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
6-) 5275 sayılı yasanın 107/12. maddesi uyarınca koşullu salıverme süresi içinde suç işleyen sanık hakkında aynı yasanın 107/15-a bendi uyarınca mahkemesine ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde koşullu salıverme kararının geri alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 21/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.