İçtihatYargıtay20. Hukuk Dairesi
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi · E. 2007/6696 · K. 2007/8977
- Esas No
- 2007/6696
- Karar No
- 2007/8977
- Karar Tarihi
- 27.06.2007
Karar Metni
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/6696 E. , 2007/8977 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, ... Köyü 119 ada 11 parsel sayılı taşınmazın orman olduğunu iddia ederek davalılar adlarına kayıtlı tapunun iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine yönelik verilen kararın davacı Hazine tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13.05.2004 gün 2004/1880-5264 sayılı bozma ilamında: “Mahkemece parselin tesbitine esas alınan tapu kaydı getirtilip yerine uygulanmadan ve kayıt fazlası olup olmadığı belirlenmeden, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı, tahdidin de dışında olduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesinin ve fen bilirkişi krokisinde (A-B) işaretli bölümlerin orman emvali ile kaplı olduğu açıklandığı halde, bu olgunun gözetilmemesinin usulsüz olduğu, bu sebeple öncesi bütün olduğu anlaşılan 119 ada 1 ila 71 ve 120 ada 1 ila 5 numaralı parsellerin kadastroca oluşturulan tapu kayıtları tescil tarihi ve iktisap nedenleri yazılarak ve yine bu parsellerin tümüne uygulanan T.Sani 1289 Yoklama 296, 300, 307, 329, 356, 357, 378 ve 379 sayılı tapu kayıtları yerel tapu İdaresi ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünden, öncesi bütün olan parselleri birada gösteren pafta fotokopi örneği Kadastro Müdürlüğünden, aynı parsellere revizyon gören 124 tahrir numaralı vergi kaydı Özel İdare Müdürlüğünden getirtilmesi, öncesi bütün olan parselleri dıştan çevreleyen parsellerin tutanakları ve onlara ait revizyon kayıtları ve yine bölgeye ait orijinalinden renkli olarak çekilmiş memleket haritası ile eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden mahkemece getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, yöntemine uygun orman araştırması yapılması, daha sonra çekişmeli parsele revizyon gören vergi kayıtları ayrı ayrı yerine uygulanması, zilyetlik konusunda bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı, inandırıcı bilgi alınması, tapu kayıtlarının doğru temele dayanıp dayanmadığı yüzölçümü ve sınırlarında değişiklik olup olmadığı, varsa yasal olup olmadığının araştırılması, tapu kayıtlarının oluştuğu tarihteki cinsinin gözönüne alınması, değişir sınırlı olması halinde 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi hükmüne göre yüzölçümüne değer verilip verilmeyeceği, kayıt fazlası varsa fazlasının zilyetlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığı araştırılarak tapu kaydının yüzölçümü kapsamında kalsa bile 3402 Sayılı Yasanın 20/B maddesi hükmüne göre bu sınırlar içinde kalan yerin hak sahibince kullanılmaması ya da kullanılmaya elverişli olmaması halinde o bölümün kayıt kapsamında olmayacağının düşünülmesi yapılan uygulama fen bilirkişi tarafından düzenlenecek birleşik krokiye yansıtılarak keşfi izleme olanağı sağlanması, toplanın delillerin tümüne göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak dava konusu taşınmazın davalılar tarafından 40 yılı aşkın süreyle kullanıldığı ve orman sayılmayan, tarıma elverişli yerlerden olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 05.04.1980 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1995 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 08.08.1995 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmakla birlikte bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; davacı Hazine, kadastroca davalı adına oluşturulan 119 ada 11 sayılı parselin tesbitine esas alınan tapu kaydının yüzölçümünün az olduğu ve niteliğinin de belli olmadığı, dava konusu parsel orman kadastro sınırları dışında kalsa bile fiilen orman olması ve kamu malı niteliğinde Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle davacı adına kayıtlı tapunun iptali isteğiyle dava açtığına göre , dava konusu taşınmazın yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması yeterli değildir. Çekişmeli taşınmaza kadastro sırasında uygulanan tapu kayıtları yöntemine uygun olarak taşınmaz başında uygulanmamış, taşınmazın (A) ve (B) ile işaretlenen bölümlerinin eylemli orman oldukları belirlendiği halde parselin tesbitine esas alınan tapu kaydı yöntemince yerine uygulanmadan ve kayıt fazlası olup olmadığı belirlenmeden, (A) ve (B) ile işaretlenen yerler dahi kişiler adlarına tescil edilmiştir. Bundan ayrı, hükme dayanak yapılan orman raporunda; uygulanan memleket haritası ve hava fotoğraflarının tarihleri belirtilmemiştir. Diğer taraftan, dayanak tapu kayıtlarının revizyon gördüğü parselleri bir arada gösterir kadastro paftası getirtilmiş ise de, öncesi bütün olan parselleri dıştan çevreleyen parsellerin tutanakları ve onlara ait revizyon kayıtları dosya arasına getirtilmemiş komşu parsel denetimi yapılmamış, tapu uygulaması komşu parsel kayıtları ile denetlenmemiştir.
O halde, öncesi bütün olduğu anlaşılan 119 ada 1 ila 71 ve 120 ada 1 ila 5 numaralı parseller hakkında Hazine tarafından açılmış dava bulunup bulunmadığı tüm mahkemelerden sorularak belirlenmeli, açılmış ve derdest dava dosyası var ise hukuki ve fiili bağlantı sebebiyle H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi uyarınca birleştirilmeli, 119 ada 1 ila 71 ve 120 ada 1 ila 5 numaralı parselleri dıştan çevreleyen parsellerin tutanakları ve onlara ait revizyon kayıtları ve yine bölgeye ait eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı,böylesine yapılacak araştırma sonucu taşınmazın niteliği kesin biçimde saptanmalı, daha sonra parsele revizyon gören tapu ve vergi kayıtları ayrı ayrı yerine uygulanmalı, bilinmeyen sınırlar bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıklardan her sınır hakkında ayrıntılı ve inandırıcı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu komşu parsel kayıtları ile denetlenmeli, zilyetlik konusunda bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı, inandırıcı bilgi alınmalı, tapu kayıtlarının doğru temele dayanıp dayanmadığı yüzölçümü ve sınırlarında değişiklik olup olmadığı, varsa yasal olup olmadığı araştırılmalı, tapu kayıtlarının oluştuğu tarihteki cinsi gözönüne alınmalı, değişir sınırlı olması halinde 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi hükmüne göre yüzölçümüne değer verilip verilmeyeceği, kayıt fazlası varsa fazlasının zilyetlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığı araştırılarak tapu kaydının yüzölçümü kapsamında kalsa bile 3402 Sayılı Yasanın 20/B maddesi hükmüne göre bu sınırlar içinde kalan yerin hak sahibince kullanılmaması ya da kullanılmaya elverişli olmaması halinde o bölümün kayıt kapsamında olmayacağı düşünülmeli yapılan uygulama fen bilirkişi tarafından düzenlenecek birleşik krokiye yansıtılarak keşfi izleme olanağı sağlanmalı, olaşacak sonuca göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 27.06.2006 günü oybirliği ile karar verildi.