İçtihatYargıtay14. Hukuk Dairesi
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2008/10764 · K. 2008/11279
- Esas No
- 2008/10764
- Karar No
- 2008/11279
- Karar Tarihi
- 09.10.2008
Karar Metni
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/10764 E. , 2008/11279 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.03.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
İsim düzeltme davaları, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK.nun 13.maddesi uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Tapuda isim düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanısıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702.maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir.
Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı, 6187 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, tapu kaydında “Kilerci” olarak yazılı olan soyadının “Kiler” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı idare, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece az yukarıda belirtilen ilkeler ışığında zabıta araştırması dışındaki araştırma ve incelemeler yapılmış ise de; delillerin takdir ve değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; mahkemece davanın reddine gerekçe olarak gösterilen nedenlerden bir tanesi aynı yer nüfusuna kayıtlı “...i” isminde başka bir şahsın varlığıdır. Gerçekten de, dosya arasındaki nüfus kaydına göre ... ili,....ilçesi, merkez mahallesi (ya da köyü) nüfusuna kayıtlı, .... 1959 doğumlu ... isimli başka bir
şahıs vardır ve halen de sağdır. Ancak, bu kişinin baba ismi “....dir. Halbuki davacının baba adı “Salih” olup, tapu kaydında da “Salih” olarak yer almaktadır. Öte yandan, dava konusu tapu kaydının ve akit tablosunun dayanağını oluşturan ... 3.Noterliği tarafından tanzim edilmiş olan 10.06.1977 gün ve 8673 yevmiye numaralı vekaletnamedeki ....nin baba adı (Salih), doğum tarihi (1939) ve hane numarası (202), davacınınkiyle birebir örtüşmektedir. Yine, az yukarıda bahsi geçen vekaletnamenin dayanağını oluşturan Ticaret ve Sanayi odasının fotoğraflı kimlik kartındaki nüfus bilgileri dava konusu edilen soyadı dışındaki davacının kimlik bilgileriyle aynen örtüşmektedir. Bu deliller tanık beyanıyla da desteklendiğine göre, mahkemece sübut bulan davanın kabulüne karar verilecek yerde, davanın tam olarak ispat edilemediğinden bahisle reddine karar vermek doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 09.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.