İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2008/11346 · K. 2010/1949
- Esas No
- 2008/11346
- Karar No
- 2010/1949
- Karar Tarihi
- 22.02.2010
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2008/11346 E. , 2010/1949 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.05.2008 tarih ve 2005/2630-2008/536 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların kardeş olduklarını, müvekkilinin sahibi olduğu ticari plakalı minibüs hattının yarı payını yurt dışında yaşayan davalıya devir etme hususunda anlaştıklarını, kendisinden 19.000 Euro aldığını, davalının işlerini takip için trafik takipçisi tuttuğunu, 22.08.2003 tarihinde müvekkilinin davalının bir saat sonra gelecek beyanına itibar ederek devir sözleşmesini imzaladığını, aynı gün yurt dışında olduğunu öğrendiğini, devir için davalının hiçbir koşula sahip olmadığını, sözleşmedeki imzanın ona ait bulunmadığının tespit edildiğini, parasını iade ettiğini ileri sürerek, ticari hattın iptali ile davalı adına olan 1/2 payın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ticari minibüs hattının yarı payını 22.08.2003 tarihinde davalı kardeşine devir ettiği, bu satışla ilgili olarak dava dilekçesinde açıkladığı hususlarda suç duyurusunda bulunduğu, ceza davası açıldığı, ancak kalan diğer yarı payını da 21.03.2005 tarihinde yine davalıya satarak devir ettiği, onun da yarı payını dava dışı kişiye devir ettiği, sahtelik iddia edilen sözleşmeden sonra davacının yarı payını yine davalıya devir etmesi karşısında yapılan sahteciliği bilebilecek konumda bulunduğu, davacının kendi hilesine dayanarak dava açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, halinde aşağıda yazılı 56,85 TL harcın temyiz edene iadesine, 22.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.