İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2008/11602 · K. 2010/2255
- Esas No
- 2008/11602
- Karar No
- 2010/2255
- Karar Tarihi
- 01.03.2010
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2008/11602 E. , 2010/2255 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.05.2008 tarih ve 2006/501-2008/115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 25 yıldır asansör imali, montajı ve bakımı alanında faaliyette bulunduğunu ve tescilsiz olarak "ALFA" markasını kullandığını, davalının ise asansör bakımı ve servisi alanlarında hiçbir faaliyetinin bulunmadığı ve asıl iştigal alanının çatı ve pencere sistemleri olduğu halde "ALFA" markasını başka bir şirketten devraldığını ileri sürerek, davalı markasının 37.sınıf yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiş, 03.07.2007 tarihli dilekçesi ile davanın kullanmama sebebine dayalı olarak açıldığını, zira dava konusu markanın tescil tarihinden bu yana hiçbir zaman 37.sınıfta kullanılmadığını bildirmiştir.
Davalı vekili, davacının 37.sınıf yönünden tescilli ve 2002/35247 no'lu "ALFA" markasının bulunduğunu, bu nedenle dava açmakta hukuki yararının olmadığını, bu marka ile müvekkilinin markasının farklı şekillerde olup birbirine benzemediğini TPE' nin de bu nedenle her iki markayı da tescil ettiğini, uzun yıllar sessiz kaldıktan sonra bu davanın açılmasının iyi niyet kuralına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının öncelik hakkına dayanmışsa da 03.07.2007 tarihli dilekçe ile 5 yıllık kullanmama nedenine dayanarak davasını ıslah ettiği, kaldı ki dava dilekçesinde de öncelik hakkının yanı sıra kullanmama nedenine de dayandığı davalının ise kullanıma ilişkin delil sunamadığı gibi davalıya marka devrini yapan şirketin adresinin de bilinememesi nedeniyle bu şirketin defterlerinin incelenemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı markasının "asansör tesisi, bakımı ve tamiri faaliyetleri" için hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, 556 sayılı KHK.’nin 14. maddesi uyarınca markanın tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir neden olmaksızın kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için ara verilmesi nedenine dayalı olarak iptali istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davalı şirket dava konusu markasını 06.01.2006 tarihinde Erbi Koll. Şti. ... ve Ortakları’ndan devraldığına ve dava, anılan markanın tescil tarihinden itibaren hiçbir zaman kullanılmadığı iddiasıyla 25.09.2006 tarihinde açıldığına göre, davalının savunma olarak markasını devraldığı şirketin kullanımına dayanabileceği tabiidir. Nitekim mahkemece de Erbi Koll. Şti. ... ve Ortakları’nın marka devir sözleşmesinde belirtilen “Kışla Yolu No:92/95 Rami GOP./İstanbul” adresine bu amaçla meşruhatlı davetiye çıkarılmış ve bilâ tebliğ iade edilmiştir. Ancak davacı tarafça anılan şirkete karşı Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde açılan önceki hükümsüzlük dava dosyasının incelenmesinden, 01.07.2006 tarihli Ticaret Sicil Memurluğu yazısında Erbi Koll. Şti. ... ve Ortakları’nın merkez adresinin “Perpa İş Merkezi A Blok No:605 Okmeydanı/Şişli/İstanbul” şube adresinin “Hacı Eşref Efendi Sok. Dalkıran İş Hanı No:18/3 Topçular/İstanbul” olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla mahkemece anılan şirketin diğer dava dosyasında belirtilen adreslerinin dikkate alınmaması hatalı olmuştur. Kaldı ki bu şirketin adresinin araştırılıp bildirilmesi için davalıya süre verilmemesi de doğru değildir.
Bu durum karşısında mahkemece Erbi Koll. Şti. ... ve Ortakları’nın adresinin araştırılıp tespiti için davalıya süre verilmesi ve bu şekilde savunmasını ispat olanağı tanınarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.