İçtihatYargıtay6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2008/11765 · K. 2012/2785
- Esas No
- 2008/11765
- Karar No
- 2012/2785
- Karar Tarihi
- 22.02.2012
Karar Metni
6. Ceza Dairesi 2008/11765 E. , 2012/2785 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükümlünün, hakkında 5237 sayılı TCK'nun lehe hükümlerinin uygulanmasına yönelik istemi üzerine, mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen 09.06.2005 tarihli ek kararın hükümlüye 28.06.2005 tarihinde tebliğ edildiği ve bu kararın hükümlü tarafından 29.11.2006 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmış ise de; belirtilen ek kararda, karara karşı başvurulabilecek yasa yolu, süresi, şekli ve mercii gösterilmediğinden, temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile 29.12.2006 tarih ve 2002/448-2003/171 sayılı temyizin reddi kararı kaldırılarak hükmün esasına yönelik yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükümlünün olay günü saat 03.00 de yakınan ... ...'nun ticari taksisine binip belirttiği adrese giderken yanındaki bıçağı çekip tehdit ile üzerindeki her şeyi isteyip 58.000.000.-TL para ile cep telefonunu aldığı bir süre sonra telefon para ve bıçağı iade ederek beni bu gece öldür veya iki bira al dedikten sonra aldığı biralar ile birlikte bıçağını da alıp ayrıldıktan bir saat sonra bu kez yakınan ... ...'nun ticari taksisine binip belirttiği adrese giderken bıçağı çekip boğazına dayadığı yakınanın sanığın elinden bıçağı çekip alarak arabadan indiği sanığın da bunu fırsat bilerek ticari taksi ile birlikte kaçtığı, arabayı birkaç sokak ileride kaza yapıp içindeki 60.00.000.-TL'yi alıp terk edip uzaklaştığı olaylarda; her iki eylemde yakınanlara karşı 5237 sayılı TCK’nun 149. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve h bendlerine uyan silahla geceleyin yağma suçunu oluşturduğu gözetilerek temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği düşünülmeden yazılı biçimde hüküm kurulması;
2-5237 sayılı TCK.nun 150.maddesinin 2.fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, sanığın özgülenen kastı, yakınanın etkilenimi ve olayın vahameti de gözetilmek suretiyle, değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, Yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olaylarda koşulları bulunmadığı halde, 150.maddenin 2.fıkrasına sevk amacının dışında yorumlar getirilerek cezalardan indirim yapılması;
3-Sanığın yakınan ... ...'yu boğazına bıçak dayayarak silahla tehdit edip cebindeki tüm parayı ve cep telefonunu zorla aldıktan sonra aldığı para ve cep telefonunu iade edip elindeki bıçağıda yakınana teslim etmesi şeklinde gerçekleşen olayda ; 5237 sayılı yasanın 168. maddesinin uygulama olanağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
4- Kasten işlemiş olduğu suçlardan, hapis cezalarıyla mahkûmiyetlerinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. maddesi uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5- 5237 sayılı Yasaya göre yağma suçunu oluşturan eylem nedeniyle temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçun yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine 22.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.