İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2008/12940 · K. 2010/4060
- Esas No
- 2008/12940
- Karar No
- 2010/4060
- Karar Tarihi
- 12.04.2010
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2008/12940 E. , 2010/4060 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/04/2008 tarih ve 2007/314-2008/179 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde sigortalı işyerinin hırsızlığa maruz kaldığını, sigorta tazminatının ödendiğini, işyerinin bulunduğu binanın güvenlik hizmetinin davalı tarafından yerine getirildiğini, ihmalinin bulunduğunu, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 18.330.00 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ve personelinin edimlerini tamamen yerine getirdiğini, bir kusurlarına rastlanmadığını, zararın davacının sigorta ettirenin kusurundan kaynaklandığını, gerek kendiliğinden gerek müvekkilince tavsiye edilen önlemleri almadığını, istenen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının sigortaladığı işyerinden 21.11.2005 tarihinde hırsızlık olayı meydana gelerek ticari emtianın çalındığı, davalı güvenlik şirketinin %40 kusurlu olduğu, davacının müteselsil sorumluluk esasına göre tazminatın tamamının tahsilini istediği, rücu davasında sorumlular hakkında teselsül hükümlerinin uygulanamayacağı, davalının, zararın kendi kusuruna isabet eden kısımdan sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.332.30 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir. Davalının güvenlik hizmeti verdiği işyerinin davacı tarafından hırsızlık rizikolarını da kapsar şekilde sigorta örtüsüne alındığı, 20-21.11.2005 tarihinde sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık sonucu makaralara sarılı kabloların çalındığı, davacının sigorta ettirene tazminat ödediği, hırsızlığın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğu iddiasıyla işbu davanın halefiyet ilkesi uyarınca açıldığı hususu uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki çekişme, davalının meydana gelen zarardan dolayı sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, kusur oranlarının tespiti bakımından iş ve sosyal güvenlik uzmanından rapor alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davalının, davacının sigorta ettirene verdiği hizmet, genel güvenlik hizmeti olup, bu hizmetin iş güvenliği ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişinin uzmanlık alanı genel güvenlik değildir. Bu durum karşısında, hırsızlığın meydana gelmesinde tarafların kusur oranın tespiti bakımından genel güvenlik alanında uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, davacı taraf meydana gelen hırsızlıkta davalının kusurunun bulunduğunu iddia etmiştir. Davacıya ait işyerinde makaralara sarılı kabloların çalındığı hususu tartışmasızdır. Hırsızlık olayının gerçekleşmesinde işyerinde güvenlikten sorumlu davalının zarardan sorumlu olduğu da kuşkusuzdur. Ancak, zararın meydana gelmesinde sigorta ettirenin de bir kusurunun olup olmadığının, zararın doğmasında müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir. Hırsızlığı gerçekleştirenin kusurunun tespit edilmesi, bunun eyleminden başka bir anlatımla kusurundan davalı güvenlik şirketinin sorumlu olmayacağının kabulü doğru değildir. O halde, hırsızlık meydana gelmesinde işyerinin güvenliği ile sorumlu davalı şirketin hırsızlık nedeniyle meydana gelen zararın tamamından sorumlu olduğu kabul edilip, bu zararın doğmasında sigorta ettireninin müterafik bir kusurunun olup olmadığının araştırılması, varsa bu kusur oranına tekabül eden tazminatın mahsup edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da yanlış olmuş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ;Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 12.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.