Yargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2008/13286 · K. 2011/25816
5. Ceza Dairesi 2008/13286 E. , 2011/25816 K. "İçtihat Metni" Zimmet suçundan sanıklar ... ve ...’in yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’in eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkümiyetlerine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27/03/2007 gün ve 2006/69 Esas, 2007/33 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Suç tarihlerinde Posof ilçesinde bulunan Türkgözü Sınır Kapısı dezenfekte biriminde görevlendirilen memur sanık ...'in 9.428,65 TL'yi, sayman mutemedi sanık ...’ın ise 5.350,50 TL'yi sayman mutemet alındısı kullanmak suretiyle tahsil etmelerine rağmen ... döner sermaye saymanlık işletmesinin banka hesabına intikal ettirmeyerek maledindikleri, sanık ...’ın maledindiği miktarı 13/12/2005, sanık ...’in ise 11/11/2005 tarihinde ödediği olayda; hakkında zimmet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılan ve aşamalarda sayman mutemedi alındılarıyla para tahsil ettiğini beyan eden dosya arasındaki belgelerden de suç yerinde görevlendirildiği anlaşılan sanık ...’in göreviyle ilgili olarak Posof Kaymakamlığının 12/01/2007 gün ve 993 sayılı cevabi yazısının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, sayman mutemedi olmasa dahi görevlendirilmesine yasal engel bulunmadığı takdirde tahsil ettiği paraları maledinmesi eylemlerinin zimmet vasfında olacağı nazara alınarak, sanığın para tahsili görevinin bulunup bulunmadığı veya fiilen para tahsili ile görevlendirilip görevlendirilmediği hususları kurumdan sorularak sonucuna göre; para tahsili görevinin varlığı veya fiilen para tahsilinde görevlendirilmiş olması halinde eyleminin zimmet suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin sanık hakkında eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi, Sanık ...’a atılı suç için kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektirdiği dikkate alınıp sorgusunun mahkemesince yapılması gerekirken istinabe yoluyla alınan CMK.nun 191. maddesine aykırı da olacak şekilde iddianame okunmadan tespit edilmiş savunmaya itibar edilerek hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 196/2. fıkrasına muhalefet edilmesi, Kabule göre de; CMK.nun 2/e, 158/1 ve 160. maddelerine ve Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 17/10/2006 gün ve 2006/5-165-213 sayılı kararına göre; soruşturmanın, “kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi” ifade ettiği ve soruşturmanın Cumhuriyet Başsavcılığı veya kolluk makamlarınca suçun işlendiğinin öğrenilmesiyle başladığı dikkate alınarak, sanığın, Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan ve 14/03/2006 tarihinde havale edilen suç duyurusundan önce zimmetine geçirdiği parayı tamamen iade ettiği anlaşıldığından, cezasından 5237 sayılı TCK.nun 248/1. maddesi uyarınca 2/3 yerine aynı Kanunun 248/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılması sonucu fazla ceza tayini, Sanık ... hakkında 5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanması yerine infaz süresince yoksun bırakılma kararı verilmesi, Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık ... hakkında aynı yasanın 53/5. maddesi uyarınca da hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 27.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.