İçtihatYargıtay11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2008/21103 · K. 2010/13361
- Esas No
- 2008/21103
- Karar No
- 2010/13361
- Karar Tarihi
- 25.11.2010
Karar Metni
11. Ceza Dairesi 2008/21103 E. , 2010/13361 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, evrakta sahtecilik
HÜKÜM :1-...: Beraat
2-...: a-Beraat
b-5237 sayılı TCY'nın 204/1-3, 43 md.leri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası,
I-Her iki sanık hakkında dolandırıcılık,sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9.maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK nun 102/4 maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 28.11.2000 ve 29.03.2001 tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden,kamu davasının ortadan kaldırılması yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde beraat kararı verilmesi yasaya aykırı ise de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında;her iki sanığa yüklenen dolandırıcılık sanık ...’a yüklenen memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; dolandırıcılık suçu yönünden olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 maddesinde,sahtecilik suçu yönünden sonradan yürürlüğe giren ve lehe hükümler içeren 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 28.11.2000 ve 29.03.2001tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış,katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması
gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle her iki sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının 765 Sayılı TCK.nun 102/4 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,sanık ... hakkında sahtecilik suçundan açılan kamu 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanığın aşamalarda İnş.Tem.Turizm.Ltd.Şirketi’nin ortağı ve sorumlu müdürü olmakla birlikte şirketin gerçek sahibinin ve işleteninin damadı ve aynı zamanda baldızının oğlu olduğunu,kendisine %1 hisse verdiğini bütün işlemleri adı geçenin takip ettiğini,09.02.1998 gün ve 03982 yevmiye nolu vekaletname ile aynı tarih ve 03981 yevmiye nolu imza sirkülerindeki imzanın kendisine ait olmadığını savunmasına,dosya arasında mevcut 07.10.2004 günlü grofoloğ bilirkişi raporunda da anılan belgelerdeki imzaların sanığın imzalarına benzetilmek suretiyle takliden atıldığını belirtmesine,Ankara Üniversitesi Rektörlüğü ile sanığın yetkilisi olduğu şirket arasında imzalanan 19.02.1998 günlü sözleşmenin savunmada geçen tarafından şirket yetkilisi sıfatıyla imzalandığının Ankara 8.Noterliği’nin 19.02.1998 gün ve 5492 sayılı onaylama şerhinde belirtilmesine göre;gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi bakımından adı geçenın bilgisine başvurulmadan suça konu belgelerdeki yazı ve imzaların kime ait olduğu belirlenmeden eksik soruşturma sonucu mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
Üzerinde tahrifat yapıldığı iddia olunan sözleşmelerin noter tarafından düzenlenmeyip onaylanması nedeniyle 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 82.maddesinde belirtilen sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belge niteliğinde olmadığı gözetilmeden suça konu belgelerin bir kısmının noterlik tarafından düzenlendiğinden bahisle lehe hükümler içerdiği kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 204/3.madde ve fıkrası uyarınca tayin olunan cezada artırım yapılması ve aynı yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme,diğer bendlerde sayılan haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 25.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.