İçtihatYargıtay6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2008/21365 · K. 2012/11626
- Esas No
- 2008/21365
- Karar No
- 2012/11626
- Karar Tarihi
- 31.05.2012
Karar Metni
6. Ceza Dairesi 2008/21365 E. , 2012/11626 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yağma bir kimsenin menkul bir malının cebir, şiddet veya tehdit kullanılarak alınmasıdır. 765 sayılı TCK'nın 495/1. maddesine göre “Failin menkul bir malın zilyedine veya cürüm mahallinde bulunan bir başkasına karşı cebir kullanılarak veya tehdit ederek bir malı alması gerekmektedir.” Aynı kanunun 495/2. madde ve fıkrasında “Bir malın yağmalanması esnasında veya akabinde fiili icra veya itmam etmek veya malı kaçırmak yahut kendisi veya şerikini cezadan kurtarmak için mal sahibine veya vaka mahalline gelen başkasına karşı cebir ve şiddet veya tehdit icra eden kimse hakkında da aynı ceza hükmolunur.” denilmektedir. Bu fıkrada tanımlanan suç, “Yağmaya dönüşen hırsızlık”, “Dolaylı yağma” vs. şekillerde isimlendirilmektedir.
Hırsızlığı icra etmek veya tamamlamak veya malı kaçırmak ya da cezadan kurtarmak maksadıyla hırsızlık esnasında veya akabinde cebir veya tehdide başvuran failin eylemi yağmaya dönüşmekte ve kendisi de bir yağmacı gibi cezalandırılmaktadır. Yağmaya dönüşen hırsızlık bir başka suçun nitelikli veya özel şekli değildir. Suç üstü rastlanan “Hırsızlık esnasında veya akabinde yağma” ya eşit ceza vermek suçun özel koşulunu oluşturur. Bu suç kendine özgü bir yapı içerip yağmanın tipe uygun eylem unsurunu oluşturan cebir/tehdit ve alma, burada farklı bir zamansal sınırlama içerisinde birleşmektedir. Failin bir şeyi alacağı anda fark edilip, kaçmak istediği sırada yakalamaya çalışan mağdura ya da üçüncü şahıslara zor kullanması da hırsızlık suçunu yağma suçuna dönüştürmektedir.
Somut olaya gelince;
Gece vakti saat 21.00 sıralarında yakınan ...’ın sokakta park halinde duran otomobilini, kablolarını söküp düzkontak yapmak suretiyle çalmaya kalkıştığı sırada, kendisine engel olmaya çalışan yakınan ...’a otomobilden inerek bıçak çeken, adı geçen yakınanın tabancasını çıkartıp göstermesi üzerine olay yerinden kaçan sanığın eyleminin, bir malın çalınması ya da çalınmaya kalkışılması esnasında veya akabinde kendisi cezadan kurtarmak için mal sahibine veya vaka mahalline gelen başkasına karşı cebir ve şiddet veya tehdit icra etmek biçiminde gerçekleştirilmiş olması nedeniyle, 765 sayılı TCK’nın 495/2. maddesi yollamasıyla 497/1. maddesinde tanımlanan dolaylı yağma suçunu oluşturduğu, ancak 5237 sayılı TCK’nda dolaylı yağma suçu öngörülmemiş olması nedeniyle sübut bulan eylemin anılan Yasanın 142/1-b,143/1,35/2,53,151/1,(53), 106/2-a,53. maddelerine uyan hırsızlığa kalkışma, mala zarar verme ve tehdit suçlarını oluşturduğu gözetilmeden,yazılı biçimde uygulama yapılması,
2- Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/1.maddesinin (a),(b),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 31/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.