İçtihatYargıtay12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2008/27128 · K. 2009/7450
- Esas No
- 2008/27128
- Karar No
- 2009/7450
- Karar Tarihi
- 07.04.2009
Karar Metni
12. Hukuk Dairesi 2008/27128 E. , 2009/7450 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Çorum İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 08/10/2008
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekili tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus yol ile takibe başlandığı, borçluya örnek 10 nolu ödeme emrinin tebliği üzerine adı geçenin İİK. nun 168/4. maddesinde öngörülen yasal beş günlük sürede icra mahkemesine başvurarak, imzaya itiraz ettiği anlaşılmıştır.
TTK.nun 692/6.maddesi uyarınca çekin geçerli olabilmesi için keşideci imzası yeterli olup ad ve soyadının yazılması zorunlu değildir.
TTK.nun 544.maddesi gereğince limited şirketlerde şirketin ünvanı ile birlikte yetkililerin imzalarının bulunması gerekir. Ayrıca aynı yasanın 322.maddesine göre de, şirket namına imza selahiyeti olanlar şirket ünvanını tam olarak ilave etmeye mecburdurlar. Bu hükümler çek nedeni ile şirketin sorumlu tutulmasına ilişkin olup, ünvanın eksik yazılması halinde şirket sorumlu olmayacak ise de bu eksiklik çek vasfını etkilemeyecektir. Dolayısıyla anılan eksiklik bir borca itiraz nedenidir.
İİK.nun 170/a maddesinin 2.fıkrası uyarınca; “İcra mahkemesi müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyle, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re'sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir.”
Somut olayda borçlunun icra mahkemesine başvurusunda çekte ünvanının eksik yazıldığına yönelik bir itirazı olmadığından ve unvan eksikliği çekin kambiyo senedi vasfını etkilemeyeceğinden Mahkemece İİK. nun 170/a maddesine dayalı olarak re’sen takibin iptaline karar verilemez.
O halde, mahkemece yöntemince imza incelemesi yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 07.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.