İçtihatYargıtay14. Hukuk Dairesi
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2008/4865 · K. 2008/5769
- Esas No
- 2008/4865
- Karar No
- 2008/5769
- Karar Tarihi
- 01.05.2008
Karar Metni
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/4865 E. , 2008/5769 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.04.2007 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11.01.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
\_K A R A R\_
Dava, davacının maliki olduğu ve genel yola bağlantısı bulunmayan 149 ada 33 parsel sayılı taşınmaz lehine davalılara ait aynı ada 6, 7, 31 ve 32 parsel sayılı taşınmazlar aleyhine geçit hakkı tesisi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlemesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktirin genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyacı veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nisbi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denmektedir.
Davacıya ait taşınmazın genel yola bağlantısının bulunmadığı mutlak geçit ihtiyacı içerisinde olduğu incelenen paftasından görülmektedir. Mahkemece; orman vasfı ile Hazine adına kayıtlı 149 ada 40 parsel sayılı taşınmazın krkokide mavi ile işaretli bölümünden 2 metre genişliğinde bir
yolun mevcut olduğu ve davacıya ait 33 parsele kadar ulaşan bu yolun genel yola da bağlantısı olduğu belirtilerek, geçit ihtiyacının bu şekilde giderilebileceği nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Zorunlu geçit hakkı anacak tapuda kayıtlı taşınmazlar üzerinden kurulabilir. Ancak tapuda kayıtlı olsa da çeşitli nedenlerle üzerinden zorunlu geçit kurulamayacak
yerlerde vardır. Örneğin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki özel mülkiyete konu olamayacak ormandan geçit hakkı verilemez. Orman üzerinde var olan ağaç örtüsü kaldırılmış olsa bile toprağı itibariyle orman sayılır. Orman içinde birileri tarafından izinsiz ihdas edilen yolun gerek ihtası sağlayan ve gerekse buradan geçecek olan diğer kişilere bu zemini yol olarak kullanma hakkı vermez. Mahkemece her ne kadar orman arazisi içindeki fiilen kullanılan yoldan geçit verilmemiş ise de, davacı bu yolu kullanmak zorunda bırakılmış ve genel yola bu yolu kullanmak suretiyle ulaşılabileceği belirtilmiştir. Davacı, orman arazisini kullanırken her an bu yere elatmanın önlenmesi istemiyle karşı karşıya kalabilir. Ancak, Devlet ormanı içinde resmi mercilerce açılmış ve umumun kullanmasının engellenmediği bir yol varsa bundan yararlanma olanağının düşünülmesi yanlış olmaz. Ama durum ilgili yerlerin görüşü alındıktan sonra değerlendirilmelidir. Mahkemenin yol olarak kabul ettiği mavi ile boyalı 2 numaralı seçenek fiilen kullanılan yol olup, kadastro paftasında yol olarak gösterilmemiştir. Kamununun kullanımına tahsis edilmemiş bir yandan gelip geçilmesi o yere yol vasfını kazandırmaz. Mahkemece davacının mutlak yol ihtiyacında olduğu dikkate alınarak yeniden uzman bilirkişi veya kişilerin katılımı ile keşif yapılmalı, belirlenen alternatifler dışında yeni alternatiflerde araştırılarak bilirkişi veya kişilerden bu yönde rapor alınarak varılacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçelerle dava reddi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; 04.05.1978 tarih 4/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince davalının davanın açılmasından önce ölmesi halinde davanın reddi gerektiği, mirasçılara karşı dahi davanın teşmiline olanak bulunmadığı kuralına rağmen 31 parsel sayılı taşınmazın maliki davalı ...'in dosyadaki veraset ilamına göre 16.04.2007 tarihinde açılan bu davadan önce 04.04.2007 tarihinde ölmüş olmasına rağmen ... hakkındaki davanın usul yönünden reddine karar verilmesi gerekirken mirasçıların dahili dava yolu ile davaya katılması doğru değildir. ... mirasçılarına karşı ayrı bir dava açılıp eldeki dava ile birleştirilmesinden sonra karar vermek
gerektiğinden yazılı şekilde tesis edilen hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 01.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.