İçtihatYargıtay18. Hukuk Dairesi
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi · E. 2008/7439 · K. 2008/8593
- Esas No
- 2008/7439
- Karar No
- 2008/8593
- Karar Tarihi
- 14.07.2008
Karar Metni
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2008/7439 E. , 2008/8593 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, projeye aykırı olarak ortak yerlere yapılan müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu anataşınmazın 1 nolu bağımsız bölümünün malikleri olan davalılar ..., ... ve ...'un bu bağımsız bölümde onaylı mimari projeye aykırı olarak bodrum katı kazmak, asma katı uzatmak suretiyle bağımsız bölümde yer kazandıklarını, bağımsız bölümün ön cephesini söküp mermer kapladıklarını, bağımsız bölümün ön cephesinde bulunan ahşap camekanı sökerek yerine alüminyum profilden yapılmış çerçeve yerleştirip binanın orijinal şeklini değiştirdiklerini ileri sürerek yapılan bu haksız müdahalelerin önlenmesini, anataşınmazın eski hale getirilmesini istemiş, mahkemece (daha önce karara çıkıp kesinleşen ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/183 Esas sayılı dava dosyası içeriği de dikkate alındığında) davalılara ait bağımsız bölümde bulunan asma katın tadilat projesine uygun olarak uzatıldığı, bu bölümün binanın ortak kullanım alanlarından olmadığı, söz konusu bağımsız bölümde yapılan bu imalatların ortak alanlara tecavüz niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden özellikle Dairemizin 4.2.2008 günlü geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen proje ile bilirkişi raporu içeriğinden; dava konusu ana taşınmazda 29.3.1979 günlü onaylı mimari proje esas alınmak suretiyle 7.7.1989 günü mahkeme kararı ile kat mülkiyetinin kurulduğu anataşınmazın 1 numaralı bağımsız bölümünde davalıların paylı olarak, davacının ise 11 nolu bağımsız bölümünde tek başına malik olduğu anlaşılmaktadır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin ikinci fıkrasına göre kat maliklerinden biri bütün kat maliklerinin 4/5'inin rızası olmadıkça anataşınmazın ortak yerlerinde onarım, tesis ve değişiklik, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz. Kendi bağımsız bölümünde ise ana yapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamaz.
Bu duruma göre;
1- Davalıların anataşınmazın bodrum katında yaptıkları ileri sürülen kazının kat mülkiyeti kurulmasına esas teşkil eden 29.3.1979 günlü onaylı mimari projeye uygun bulunup bulunmadığı usulen araştırılıp incelenmeden, davacı delilleri tam olarak toplanıp değerlendirilmeden bu konudaki istemin reddine karar verilmiş olması,
2- Davalıların asma katı uzatmaları sonucu bağımsız bölümlerinin iç mekanında yapmış oldukları tesis ve değişikliğin yukarıdaki Yasa hükmü de dikkate alınıp anataşınmazın statiğini etkileyip etkilemediği, sağlamlığına zarar verip vermediği bilirkişiye tespit ettirilip oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
3- Yargıtay uygulamalarına göre yönetim planında yasaklayıcı ve sınırlayıcı bir hüküm bulunmadıkça bağımsız bölümlerin pencerelerinin ahşap doğramaları orijinal rengine ve formuna (boyut ve biçimine) uygun olmak koşulu ile PVC/sert plastik ya da alüminyum ve benzeri malzemelerden oluşan doğrama ile değiştirilebilir. Dosyadaki bilgi ve belgeler ve bilirkişi raporu içeriğinden dava konusu edilen bağımsız bölümde alüminyum malzeme ile değiştirilen pencerenin önceki rengine ve formuna uygun olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece bu hususta bilirkişi kurulundan ek rapor alınmadan hüküm kurulması,
4- Davacı tarafça davalıların kendi bağımsız bölümlerinin (1 numaralı bağımsız bölümü) ön cephesindeki kaplamayı söküp mermerle kapladıkları iddia edildiğine göre ön cephede yapılan bu değişikliğin binanın görünümünde bir farklılık yaratıp yaratmadığı, önceki renginden farklı olup olmadığı, estetik görünümüne olumsuz etkisi bulunup bulunmadığı bilirkişiye incelettirilmeden bu istemle ilgili olarak da davanın reddi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.