İçtihatYargıtay14. Hukuk Dairesi
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2008/7985 · K. 2008/8977
- Esas No
- 2008/7985
- Karar No
- 2008/8977
- Karar Tarihi
- 07.07.2008
Karar Metni
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/7985 E. , 2008/8977 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.03.2008 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, biçimine uygun düzenlenmiş 02.08.2007 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı mülkiyet aktarımı istemi ile açılmıştır.
Davalı davayı kabul etmiştir.
Mahkemece, satışa konu 22.000. m2’ye karşılık gelen 266 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan 21/504 payına ait tapu kaydının iptali ile bu payın davacı adına tesciline, diğer parseller yönünden 5578 sayılı yasa kapsamında aranılan parsel büyüklüğünde olmadıkları için satış vaadine konu olamayacakları gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
03.07.2005 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Hakkındaki Kanunun 1.maddesinde yasanın amacını “bu kanunun amacı; toprağın doğal veya yapay yollarla kaybını ve niteliklerini yitirmesini engelleyerek korunmasını, geliştirilmesini ve çevre öncelikli sürdürebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı arazi kullanımını sağlayacak unsur ve esasları belirlemektir” şeklinde açıklanmıştır.
Yasanın 8.maddesinde 09.02.2007 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 5578 Sayılı Kanunun 2.maddesi ile değişiklik yapılmış, yapılan bu değişiklikle tarım arazilerinde uygulanacak “bölünemez büyüklük” kavramı getirilmiştir. Buna göre, belirlenen parsel büyüklüğü; mutlak tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarım arazilerinde 0,3 hektar ve marjinal tarım arazilerinde 2 hektardan küçük olamaz.
Tarım arazileri bu büyüklüklerin altında ifraz edilemez, bölünemez veya küçük parsellere ayrılamaz. Ancak, çay, fındık, zeytin gibi özel iklim ve toprak istekleri olan bitkilerin yetiştiği yerler ile seraların bulunduğu alanlarda yörenin arazi özellikleri daha küçük parsellerin oluşmasını gerekli kıldığı takdirde Bakanlığın uygun görüşü ile daha küçük parseller oluşturulabilir. Bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinin mirasa konu olmaları ve üzerlerinde her ne şekilde gerçekleşmiş olursa olsun birlikte mülkiyetin mevcut olması durumunda bu araziler ifraz edilemez, payları üçüncü şahıslara satılamaz, devredilemez veya rehnedilemez. Ancak, hiç kuşkusuz bölünemez büyüklükte ve birlikte mülkiyetin olduğu tarım arazilerinde paydaşların veya iştirakçilerin tamamının birlikte katılımı ile üçüncü kişiye satışlarının yapılması, devredilmesi veya bölünmez büyüklükte ve birlikte mülkiyetin olduğu tarım arazisinin tümünün rehni olanaklıdır. Keza, birlikte mülkiyet olarak tasarruf edilen bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinde paydaşların veya iştirakçilerin tamamının birlikte katılımı ile hisselerini üçüncü bir kişiye satmaları ve devretmeleri de mümkündür. Buna ilave olarak paydaşlar, kendi aralarında paylarını birbirlerine satış yapabilir ve devredebilir.
Eldeki davada, mahkemece 313, 222, 320, 503, 198, 513, 535 parsel sayıl taşınmazlar yönünden, parsel büyüklükleri 5578 sayılı yasada aranılan miktarları sağlamadığından istemin reddine karar verilmesinde yasaya aykırılık yoktur.
Ne var ki; hüküm altına alınan 266 parsel sayılı taşınmazın 21/501 payının davacı adına tesciline karar verilmiş ise de, bu pay taşınmazın 916,70 m²’lik kısmına karşılık gelmektedir. Bu miktar, az yukarıda açıklanan 5578 sayılı yasa da belirtilen bölünemeyecek miktardan daha azdır. Anılan yasanın 8. maddesinde düzenlenen bu hüküm kamu düzenine ilişkin olup mahkemece reysen gözetilmesi gerekir. Mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu tescile karar verilen hissenin anılan yasada açıklanan “ bölünemez büyüklük “ koşuluna aykırılık teşkil ettiği halde istemin hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 07.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.