İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2008/8278 · K. 2010/3933
- Esas No
- 2008/8278
- Karar No
- 2010/3933
- Karar Tarihi
- 08.04.2010
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2008/8278 E. , 2010/3933 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.11.2007 tarih ve 2006/430-2007/450 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.04.2010 gününde davalı avukatı ... gelip, davacı avukatı yapılan tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Yurt Dışı Seyahat Sağlık Sigorta Poliçesi ile davalı şirkete sigortalı olduğunu, Hollanda’da bulunduğu sırada rahatsızlanan davacının tedavi sonrası taburcu edildiğini, hastane masraflarının davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 20.2206,35 Euro tedavi ve nakil giderinin 30.11.2004 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu Yurt Dışı Seyahat Sağlık Sigortası’nın vize amaçlı özel bir sigorta ürünü olduğunu, poliçenin özel şartlarına göre kronik hastalıklar ve bunların neticesi akut rahatsızlıkların teminat dışı olduğunu, davacının yaşadığı kalp krizinin de sigorta öncesi var olan kronik hastalıkların akut bir tezahürü olup, sigorta kapsamında olmadığını, ayrıca TTK’nun 1290. maddesi gereğince 16.03.2004 tarihinden beri süre gelen kronik ve ağır kalp damarı tıkanıklığı, diabet, hipertansiyon ve hiperlipidemi hastalıklarının varlığını sözleşme kurulduğu sırada müvekkiline bildirmeyen davacının sigortadan doğan haklarını zayi ettiğini, davacının muaccel bir alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıda önceden mevcut olan diyabet, hipertansiyon ve kan lipit düzeyi yüksekliği hastalıkları bulunanların bu hastalıkları taşımayan insanlara oranla kalp krizi geçirme ihtimalinin 10 yıl gibi süre içerisinde % 22 oranında daha fazla olmasına karşılık davacının geçirdiği kalp krizinin akut bir olay olarak değerlendirilmesi mümkün ise de, söz konusu var olan hastalıkların davacıda Hollanda’da bulunduğu sırada ortaya çıkan kalp krizine doğrudan yol açan etkileri olmadığı, bu nedenle gerçekleşen riskin poliçe teminat dışı olarak kabul edilemeyeceği sonucuna varılarak, 20.226,35 Euro’nun 24.11.2005 dava tarihinden itibaren Devlet Bankalarının 1 yıl vadeli Euro cinsi mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 170,66 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.