İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2008/8485 · K. 2010/594
- Esas No
- 2008/8485
- Karar No
- 2010/594
- Karar Tarihi
- 21.01.2010
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2008/8485 E. , 2010/594 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.11.2007 tarih ve 2005/497-2007/699 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan İki Nokta Ltd.Şti.’nin müvekkili şirketin ½ oranında ortağı bulunduğunu, bu ortaklığın amacının anılan davalı şirket tarafından üretilen harita ve benzeri ürünlerin müvekkili şirket tarafından pazarlanması olduğunu, ancak anılan şirketin ürettiği ürünleri müvekkili şirket aracılığı ile pazarlayacağı yerde davalı Fikirevi İletişim..Ltd.Şti.’ni kurarak bu şirket eliyle pazarlamaya başladığını, müvekkilinin piyasada 30 YTL fiyatla sattığı “Köy Köy Türkiye” ürününü davalı Hyundai Assan firmasına ücretsiz olarak dağıtmak üzere “Türkiye Yol Atlası” ismi ile birebir sadece kapak değiştirerek 10.000 adet basarak firmaya teslim ettiğini, yine davalılar İki Nokta ve Fikirevi firmalarının müvekkilinin kuruluş amacı içindeki Türkiye haritasını Hertz firmasının Türkiye sathındaki temsilcilerinin yerlerini gösteren bir harita olarak bastıklarını ileri sürerek, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla yapılan haksız rekabet nedeniyle 3.500,00 YTL haksız kazanç tutarı ile 1.000,00 YTL manevi tazminatın davalılar İki Nokta, Fikirevi ve Hyundai Assan’dan, 1.500,00 YTL maddi ve 1.000,00 YTL manevi tazminatın da davalılar İki Nokta, Fikirevi ve Hertz firmasından faizleriyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, fikri mülkiyet hakkına ve hak sahipliğine dayanılarak açılan davada görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, bu nedenle mahkemece öncelikle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, esasa yönelik olarak da davanın yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının işbu davada tüm hakları kendisine ait olan iki adet haritanın davalılar tarafından haksız olarak çoğaltılıp dağıtıldığı ve bu suretle TTK.’nun 56 ve 57 nci maddelerinde öngörülen haksız rekabet eyleminin işlendiği iddiasında bulunduğundan davalıların mahkemenin görevine yönelik itirazlarının reddedildiği, esasa yönelik olarak yapılan incelemede sözleşmeye aykırılıktan ve haksız rekabetten söz edebilmek için davalıların davacı tarafından bulunan müşteriye doğrudan bir satış yapmalarının gerektiği, böyle bir iddia ve olayın ispat edilemediği, davalılar Hyundai Assan A.Ş. Ile Asya Nak.Ltd.Şti.’nin eserler üzerinde kayden hak sahibi olarak görülen şirketten bu haritaları basılı halde satın aldıkları, bu davalıların davacıya zarar verecek aldatıcı hareket veya dürüstlük kuralına aykırı şekilde rekabeti engelleyecek bir davranışlarının bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalılardan İki Nokta Ltd.Şti. Tarafından üretilen harita ve benzeri ürünlerin bu şirket ile yapılan sözleşme gereğince davacı şirket tarafından satışı ve pazarlanması gerekirken anılan davalı şirketin ürettiği ürünleri davalı Fikirevi İletişim..Ltd.Şti.’ni kurarak bu şirket eliyle pazarlamaya başlaması nedeniyle yapılan haksız rekabet sonucu uğranılan maddi ve manevi zararın davalılardan tahsili istemlerine ilişkindir. Davalılar davaya yanıtlarında öncelikle davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini savunarak, görev itirazında bulunmuşlardır. Mahkemece, davacının işbu davada tüm hakları kendisine ait olan iki adet haritanın davalılar tarafından haksız olarak çoğaltılıp dağıtıldığı ve bu suretle TTK.’nun 56 ve 57 nci maddelerinde öngörülen haksız rekabet eyleminin işlendiği iddiasında bulunduğundan bahisle davalıların mahkemenin görevine yönelik itirazlarının reddine karar verilerek uyuşmazlığın esasına girilmiş ve yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Somut olayda, davanın dayanağını davacı ile davalılardan İki Nokta....Ltd.Şti. arasında yapılan sözleşme oluşturmaktadır.Bu sözleşmenin konusu FSEK’ten doğan mali ve manevi tüm hakları İki Nokta’ya ait ve İki Nokta tarafından üretilen sözleşmede belirtilen ürünlerin pazarlanma ve satış koşullarının düzenlenmesi ile tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesine ilişkin olup, aynı sözleşmede Map Medya’nın basım, pazarlama ve satış haklarını işbu sözleşme ile devraldığı tüm ürünlerin FSEK’ten doğan mali ve manevi tüm haklarının İki Nokta’ya ait olduğunun kabul ve taahhüt edilmiş bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, davacı ve davalı İki Nokta...Ltd.Şti. arasında yapılmış bulunan bu sözleşme hükümleri değerlendirilerek dava sonuçlandırılmıştır. Davanın dayanağını oluşturan sözleşme FSEK’ten doğan tüm mali ve manevi hakları İki Nokta’ya ait bulunan eserlerin davacı tarafından pazarlanması ile satışına izin verilmesi, buna ilişkin koşullar ve iki tarafın sözleşmeye konu eserlere ilişkin hakları ve birbirlerine karşı ileri sürebilecekleri yükümlülüklerine ilişkin bulunmasına göre bu sözleşmeye dayalı olarak açılan davanın çözüme kavuşturulması eser sahipliği, eserlere ilişkin mali hakların ne şekilde kullanılacağı ve davalılar tarafından yapılan eylemlerin davacının anılan sözleşmeden doğan haklarına ihlal oluşturup oluşturmadığı hususlarının değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. 5846 sayılı FSEK’nun 76 ncı maddesinde bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan davalarda, dava konusunun miktarına ve Kanunda gösterilen cezanın derecesine bakılmaksızın görevli mahkemenin Adalet Bakanlığı tarafından kurulacak ihtisas mahkemeleri olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece uyuşmazlığın çözümünün anılan maddede belirtilen ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek davanın anılan mahkemede görülmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre de davacı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.