İçtihatYargıtay13. Hukuk Dairesi
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi · E. 2008/8891 · K. 2009/787
- Esas No
- 2008/8891
- Karar No
- 2009/787
- Karar Tarihi
- 29.01.2009
Karar Metni
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/8891 E. , 2009/787 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının 4 adet dava dosyasını 26.1.2004 tarihli vekalet ile takip ettiğini, aralarında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmadığını, ve davalının haksız olarak kendisini azlettiğini, başlangıçta ödenen 5.000 YTL. dışında da bir ödemede bulunulmadığını ileri sürerek, fazla hakları saklı kalarak 8.000 YTL. vekalet ücretinin faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, azlin haklı olduğunu, ödenen paranın dışında hiç bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 8.000 YTL.nin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, Avukatlık Ücret Tarifesi gereği haksız azil nedeniyle oluşan vekalet ücretinin tahsili için eldeki davayı açmış, davalı azlin haklı olduğunu , özellikle 2003/137 esas sayılı dosyada arka arkaya ve sık sık mazeret dilekçeleri vererek görevini yerine getirmediğini, hiç bir avukatlık hizmeti sunmadığını savunmuştur. Mahkemece azlin haksız olduğuna karar verilerek hüküm kurulmuştur. Davalı aleyhine 2003/137 esas sayılı dosya ile sözleşmenin feshi ve 14.000 YTL.nin tahsiline ilişkin olarak açılan davada, davacı avukatın davalı vekili olarak 3.5.2004 tarihli davanın reddine ilişkin yazılı dilekçe verdiği , 1.7.2004, 21.9.2004 ve 23.11.2004 tarihlerinde " başka işlerinin olduğu " gerekçesi ile arka arkaya mazeret dilekçeleri verdiği ve mahkemece 30.3.2005 tarihli karar ile de davalı aleyhine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Vekil, müvekkilinin menfaatlerini korumak ve hukuki bilgi ve tecrübesini adalet hizmetine ve müvekkilinin yararına tahsis etmekle yükümlüdür. Somut olayda, davacı avukatın arka arkaya geçerli bir neden göstermeden verdiği mazeret dilekçeleri ile BK.nun 390 maddesine göre gerekli özeni göstermediği ve taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği ve bu nedenle davalının davacı avukatı azletmesinin haklı nedenlere dayandığı anlaşılmaktadır. Haklı azil nedeniyle davacı avukat Avukatlık Kanunun 174/2 maddesi gereği vekalet ücreti isteyemez. Öyle olunca davanın reddi gerekirken mahkemece, azlin haksız olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.1.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.