İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2008/9143 · K. 2010/8077
- Esas No
- 2008/9143
- Karar No
- 2010/8077
- Karar Tarihi
- 08.07.2010
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2008/9143 E. , 2010/8077 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.04.2008 tarih ve 2006/405 - 2008/105 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.07.2010 gününde davacılar avukatı Erdoğan Bulur ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirketlerin "PİYALE" adı ile bilinen ve 23.12.2002 tarihinde "mal varlığı devir sözleşmesi" ile Piyale markası ve aktifleri ...Sabancı Gıda San. Ve Tic. T.A.Ş.'ne devredilen grup şirketler olduğunu, davalının 19.07.1999 tarihinde davacı Tüm Gıda Dağıtım ve Tic. Ltd. Şti.'nde genel müdür olarak göreve başladığını, bilahare ana şirket olan ...Makarnacılık ve Tic. T.A.Ş.'nin genel müdürünün görevden ayrılmasıüzerine davalının 01.01.2002 başlangıç tarihli belirli süreli hizmet akti ile ...A.Ş.'nin genel müdürlüğüne getirildiğini, böylece diğer grup şirketlere de aynı genel müdür tayin edilmeyerek aylık ücreti de net 9.500 USD'ye yükseltilmek suretiyle kendisine tüm grup şirketlerin yönetiminin verildiğini, ancak davalının görevinde başarılı olamayınca grup şirketlerin aktiflerinin satılması kararı alınıp 23.12.2002 tarihinde ...Sabancı Gıda San. TAŞ'ne satıldığını, aynı tarihte davalının istifaen şirketlerden ayrıldığını, davalının istifaen ayrıldığı halde genel müdürlük yetkisini kötüye kullanarak ve o aşamada müdahale edecek kimsenin olmamasından da yararlanarak haksız olarak almış olduğu (140.470.215.200) TL'nı tahakkuka ve bordoya bağlattığından, şirketlerin (95.176.180.499) TL fazla vergi ödemesine de neden olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (235.646.395.700) TL'nın 23.12.2002 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakmaya iş mahkemesinin görevli olduğunu, davacı şirketlerin 2002 yılı hesap dönemini 11.09.2003 tarihli genel kurulda ibra ettiklerini, müvekkiline yapılan tüm ödemelerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre verilen görevsizlik kararının Dairemizce bozulması üzerine, davalının davacı şirketlerde 26.09.1999 ve 01.01.2002 başlangıç tarihli "belirli süreli hizmet akti" ile genel müdür olarak görev yaptığı, 23.12.2002 tarihinde ise istifa ettiği, davalının davacılardan fazla alacağının bulunmadığı, aksine 2.807,95 YTL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-TTK’nun 342 ncu maddesi uyarınca, müdürler, kanun veya esas mukavele ile kendilerine yüklenen vazifelerini hiç veya gereği gibi yapmamalarından doğan zararlardan dolayı yönetim kurulu üyelerini sorumluluğuna dair hükümler gereğince şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı sorumlu olur. Bu sorumluluk hakkında aynı Yasanın 341.maddesi hükümleri uygulanır. Değinilen maddenin atıfta bulunduğu 341. maddede ise, şirket tarafından yöneticisinin sorumluluğunun dava edebilmesi için, genel kurulun bu konuda karar alması ve davayı denetçilerin açması gerektiği öngörülmüştür. Davalının davacı A.Ş’in genel müdürü olduğu açık olduğu gibi, aynı zamanda davalı limited şirketin de müdürüdür. TTK’nun 556.maddesi limited ortaklık müdürlerinin cezai ve hukuki sorumluluğu hakkında anonim ortaklığın bu konudaki hükümlerinin (TTK 336-342) uygulanacağını belirttiğine göre, limited şirket ortaklar kurulunca da bu konuda karar alınması gerekmektedir. Bu hususlar davanın görülebilmesi için gerekli işlemlerden olup, mahkemece bu hususların kendiliğinden gözetilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, davacı A.Ş yönünden sorumluluk davası açılmasına ilişkin alınmış genel kurul kararı gereğinin denetçiler tarafından yerine getirilmesi, davacı limited şirket yönünden ise ortaklar kurulu kararı alınmasına dair yukarıda açıklanan usulî eksiklikleri gidermek üzere davacı tarafa HUMK'nun 39 ve 40 ncı maddeleri uyarınca uygun bir önel verilerek sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, açıklanan yasal prosedür aranmaksızın esasa girilmek suretiyle hüküm kurulması yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ……:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.