İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2008/9750 · K. 2010/4975
- Esas No
- 2008/9750
- Karar No
- 2010/4975
- Karar Tarihi
- 06.05.2010
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2008/9750 E. , 2010/4975 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN : Samsun 3.Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2006/10 Esas sayılı dosyası
Taraflar arasında görülen davada Samsun 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.12.2006 tarih ve 2005/603-2006/465 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.05.2010 gününde taraflar ve avukatları tebligata rağmen durşumaya gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait gümrük hattı dışı eşya satış mağazasında Tekirdağ Rakısı markalı içki satıldığını, TEKİRDAĞ RAKISI+ ŞEKİL markasının müvekkilinin tescilli markası olduğunu, marka haklarına tecavüzden dolayı zarara uğradıklarını ileri sürerek, marka haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasnıı, tecavüz fiillerinin giderilmesini, içkiye el konulmasını, imhasını, hükmün ilanını, 50.000.000 TL maddi, 50.000.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini; birleşen davasında aynı iddialarla (4.829.916.000) TL maddi tazminatın tecavüz tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte, 17.10.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile ise talebini (4.066,58) YTL artırarak (8.896,49) YTL' nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, içkilere satışı sunulmadan el konulduğu, davalı tarafın ele geçen içkileri ülkeye sokmak için faaliyetinin olmadığı, serbest ticaret bölgesinden gümrük hattı dışı satış mağazasına getirdiği gerekçeleriyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2003/5128 E, 2004/1432 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davalının eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalının davacının marka hakkına tecavüz ettiğinin tespiti ile önlenmesine, gümrükte bulunan 1116 adet Tekirdağ Rakısı' nın imhasına, (4.066,58) YTL maddi ve (50,00) YTL manevi tazminatın 24.07.2000 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kabulü ile (4.829,92) YTL' nin 24.07.2000 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ilanına karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili,asıl davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 50.000.000 TL maddi tazminat talebinde bulunmuş,davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuş,davacı bundan sonra açtığı birleşen davasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmaksızın tecavüz edenin rekabeti olmasaydı marka sahibinin markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre davalı elinde ele geçirilen 116 Tekirdağ rakısından dolayı idarelerinin zararının 4.829.916.000 TL olduğundan bahisle bu tutarın tahsilini istemiştir.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının birleşen davadaki istemi aşılarak davalının bir yılda satabileceği ürün miktarı 14.400 adet kabul edilerek 1 yıllık karın 8.896.492.800 TL olabileceğinin belirlenmesi üzerine davacı vekilince ıslah yoluyla müddeabih 8.889,49 YTL’ye çıkartılmıştır.Davacı tarafından fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmaksızın sınırlandırılan zarar tutarının ıslah yoluyla artırılmasına hukuken olanak bulunmamaktadır.Bu durumda mahkemece davacı zararının 1116 adet rakı için belirlenmesi gerekirken hatalı bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.