İçtihatYargıtay4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2009/11116 · K. 2010/6205
- Esas No
- 2009/11116
- Karar No
- 2010/6205
- Karar Tarihi
- 25.05.2010
Karar Metni
4. Hukuk Dairesi 2009/11116 E. , 2010/6205 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 24/04/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 23/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, kendisine hakaret ederek dükkanında bulunan mallara zarar veren davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir.
Davalılara dava dilekçesi Tebligat Yasası'nın 21. maddesine göre tebliğ edilmiş, davalılar davaya yanıt vermemişlerdir.
Yerel mahkemece; davalıların, davacıya hakaret ettikleri gerekçesi ile istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir.
Tebligat Yasası'nın 21 ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesi gereğince kendisine tebligat yapılacak kişi ve onun adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesini olası komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, zabıta amir ve memurlarından araştırarak bilgiyi tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir.
Davalılardan ...'a dava dilekçesinin tebliği için çıkartılan davetiye parçasında, davalının halen o adreste oturduğu, ancak tebligat yapılacağı sırada belirli bir nedenle orada bulunmadığı belirtilmiştir. Ne var ki, haber bırakılan komşunun davalılara husumet yöneltmiş bulunan davacı olduğu, tebligat belgesinden anlaşılmıştır. Bu durumda, dava dilekçesinin adı geçen davalıya yöntemine uygun biçimde tebliğ edildiğinden söz edilemez.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 73. maddesi gereğince, yasanın belirlediği ayrıcalık durumlar dışında yargıç, tarafları yöntemine uygun olarak çağırmadan, iddia ve savunmalarını yasal koşullara uygun olarak bildirmek için davet etmedikçe karar veremez.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, davalılardan ...'a yöntemine uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilip taraf teşkili sağlamadan, savunma haklarını kısıtlar biçimde yargılama yapılıp karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/05/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.