İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2009/11391 · K. 2011/10700
- Esas No
- 2009/11391
- Karar No
- 2011/10700
- Karar Tarihi
- 22.09.2011
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2009/11391 E. , 2011/10700 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/02/2009 tarih ve 2005/12-2009/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20/09/2011 gününde davalı-karşı davacı avukatı ..... geldi, yapılan tebligata rağmen davacı-karşı davalı avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin Güney Kore Cumhuriyetinden ithal ettiği 13.381 Metre Asetat Örme Kumaşın davalı ait antrepoya teslim edildiğini, emtianın 07/10/2004 tarihinde yağan yağmurdan dolayı gerekli tedbirleri almayan davalının elinde ve sorumluluğunda zayi olduğunu ileri sürerek müvekkili şirketin 66.905.000.000 TL zararının ,hasar tarihi olan 07/10/2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili , tespit raporunda iki kalemde ayrı ayrı miktar ve toplam maliyet hesabı yapıldığını, ve bundan hasarlı mal bedeli çıkartılarak zarar tespit edildiğini, ancak malların ayrı şirketlere ait olması karşısında, 9.155 Metre ve 9.000 TL toplam maliyet bedeli 82.395 TL olarak gösterilen kalemin davacı şirketle ilgisinin bulunmadığını, Gülen Terkstil İnş Tur. San Tic. Şti'ne ait bulunduğunu, bu yönden davacının dava açma sıfatının olmadığını, diğer kalemler yönünden mal miktarının 4.226 metre olarak gösterilmesine karşın bu miktarda olmadığı gibi gerçek miktar tespit edilerek bunların bedeli düşüldükten sonra istenebilecek miktarın ortaya çıkacağını, ancak bu rakamın da hiçbir zaman talep edilen rakam olamayacağını, bu yönüyle istemin fahiş olduğunu, yaptırılan tespite ve takibe de bu nedenlerle itiraz edildiğini, hasarın meydana gelişinde müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, su basmasını önleyecek su tahliye motorlarının olduğunu ve bu güne kadar da böyle bir olayın gerçekleşmediğini, ancak 07/10/2004 günü afet şeklinde yağan yağmur sularının tahliye motorlarıyla boşaltılırken yan taraftaki Ülker Fabrika binasına yağan
yağmurların tahliye edilememesi sonucu makinelerine gelecek zararı önlemek için müvekkili şirket depo istikametine açtıkları geniş çeperli tahliye deliklerinden gelen sular ve komşu bina duvarlarının yıkılmasıyla tüm yağmur sularının müvekkili şirketin bulunduğu yere yöneldiğini ve su basmasının kaçınılmaz bulunduğunu, durumun fotoğraflarla da saptandığını beyanla, davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili (a.davada davalı)nın kumaş cinsinden ticari mallarını müvekkili şirketin antreposuna koyduğunu ancak antrepo ücretini ödemediğini,alacağın tahsili amacıyla girişilen takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına,% 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, birleşen dava yönünden cevap dilekçesinde müvekkili şirketin yurt dışından ithal ettiği kumaşların davacı antreposunda muhafaza edildiğini, ancak 07/10/2004 tarihinde yağmur neticesinde malların bir kısmının tamamen, bir kısmının ise önemli ölçüde zayi olduğunu, durumun Zeytinburnu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/250 D.İŞ sayılı dosyası ile tespit edildiğini, Mahkememiz dosyasında alınan bilirkişi raporuyla da zarar miktarının da saptandığını, davacının haklı çıkması halinde takas-mahsup hakları bulunduğunu, öte yandan davacı tarafın emanet sözleşmesi gereği yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkilinin mallarının ziyan olup zarara uğradığını, buna karşın davacının ifa talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, kendi haksız fiilinden çıkar sağlama çabası içine girdiğini, malların halen antrepoda bulunmasının da davacının kusuru olduğunu, müvekkilinin hem bu mallar için ödenen bedelin karşılığı, hemde piyasada satılamaması nedeniyle kardan yoksun kalarak iki yönden zarara uğradığını beyanla davanın reddine ve %40'dan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia,savunma,dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı şirket tarafından ithal edilen brüt 4.185 Kg. Net 3.805 Kg. ağırlığında, 13.381 Metre kumaş 66 kap ile 10/08/2002 tarih ve 4230 sayı ile davalı şirkete ait (antrepo stok kayıt giriş defterine) kaydedildiği, bu noktada dava dışı Gülen Tekstil'e ait mallar için de tazminat talep edildiği savunması değerlendirildiğinde, adı geçen bu firma yönünden 12/08/2004 tarih 4265 sayılı 414 kap, 17/08/2004 tarih 4388 sayılı 399 kap ve 17/08/2004 tarihli 4375 sayılı 200 kap emtia kaydının bulunduğu, böylelikle davacı ile dava dışı bu firmanın antrepodaki mallarının kap ve ağırlık olarak farklı olduğu, bu halde bilirkişi raporlarında da saptandığı üzere davacı zararın 66.905 TL bulunduğu, kumaşların antrepoda kaldığı süre için talep edilen miktarın istenebilir olduğu gerekçeleriyle asıl dava yönünden davanın kabulü ile; 66.905 TL'nin haksız fiil tarihi olan 07/10/2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı Aco Tekstil Sanayi ve Ticaretten alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava dosyası yönünden davacı vekilinin davasının kabulü ile; davalı Orion Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş'nin Şişli 2. İcra Müdürlüğünün 2006/10043 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptali ile, takibin talepnamedeki koşullarla devamına, davalının hükmedilen alacağın %40’ı olan 6.360,00 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.070,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-karşı davacı'dan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 729,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı-karşı davalı'dan alınmasına, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalı'dan alınarak davalı-karşı davacı'ya verilmesine, 22/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.