İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2009/12053 · K. 2011/6174
- Esas No
- 2009/12053
- Karar No
- 2011/6174
- Karar Tarihi
- 23.05.2011
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2009/12053 E. , 2011/6174 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.06.2009 tarih ve 2008/752-2009/277 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı Anonim Şirketin 20.08.2008 tarihli olağan ortaklar genel kurul toplantısında alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunu, çünkü müvekkilleri ile dava dışı iki ortak arasında derdest davada verilen ihtiyati tedbir kararına rağmen dava dışı ortaklar ... ve ...’ya ait toplam % 30,5 hissenin devrinin gerçekleştirildiğini, davaya konu genel kurul hazirun cetvelinde de devir sonrası hak sahibi oldukları gerekçesiyle ... ve ...’in isimlerinin yer aldığını, bu devrin geçersiz olduğunu ve gerçekte hak sahibi olamayacak kişilerin katılımıyla yapılan genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunu, ayrıca genel kurulda alınan sermaye artırım kararının sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, genel kurulda alınan tüm kararların yok hükmünde olduğunun tespitini, bu istem kabul görmez ise sermaye artırımına ilişkin 7 nolu kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, genel kurul toplantısına katılan davacıların muhalefet şerhi bulunmadığı için dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Mutlak butlanla batıl kararlar, baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlilik kazanma olanağı olmayan, emredici kurallara, kamu düzenine veya ahlaka ve adaba aykırı veyahut konusu olanaksız olan kararlardır. Bu tür kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler. TTK.'nun 381 nci maddesi anlamında iptali kabil kararlar ise; daha çok ortakların menfaatlerini koruyan düzenlemelere aykırılık teşkil eden, emredici kurallar dışında yorumlayıcı ve şekle ilişkin kuralların ihlal edildiği kararlardır. İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar.
Anonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, geçersiz olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında; yasa, ana sözleşme ve afakî iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, TTK’nun 381/1-1 nci bendi uyarınca toplantıya katılan üyenin karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, davacıların mutlak butlan nedenlerini ileri sürerek işbu davayı açmış olmaları nedeniyle mahkemenin genel kurulda alınan kararlara karşı muhalefet şerhi bulunmadığı gerekçesiyle davayı ret etmesi doğru olmamıştır.
TTK’nun 374/2 nci madde hükmü uyarınca, yönetim kurulu üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin ibralarına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir. Bu itibarla ibraya ilişkin karar bakımından oy yasaklısı olan yönetim kurulu üyelerinin oyu çıkartıldığında karar nisabı oluşmaz ise bu karar mutlak butlanla batıl olacağından bu karara karşı dava açılması için muhalefette bulunmaya gerek yoktur. Bu itibarla, mahkemece, yönetim kurulu üyelerinin ne nisbette pay sahibi oldukları bu oyların karar nisabına etki edip etmediği tespit olunmak, diğer kararlar bakımından da gerektiğinde İstanbul Asliye 4. Ticaret Mahkemesi’nin 2007/174 esas sayılı dosyasının akıbeti de beklenerek tüm bu açıklamalar çerçevesinde delillerin değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.