İçtihatYargıtay4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2009/14497 · K. 2010/11537
- Esas No
- 2009/14497
- Karar No
- 2010/11537
- Karar Tarihi
- 08.11.2010
Karar Metni
4. Hukuk Dairesi 2009/14497 E. , 2010/11537 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 15/05/2003 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, trafik kazası nedeniyle araçta ve taşınan yükte oluşan maddi zarar ile yaralanmadan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, sürücüsü ve sahibi oldukları araca, davalılardan ...'un sürücüsü olduğu aracın çarpması nedeniyle zarara uğradıklarını belirterek istekte bulunmuşlardır.
Davalılar ise, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, araç hasarının sigorta şirketlerince yapılan ödemeler ile karşılandığı belirlenmiş; ancak, kaza gününden ödeme günlerine kadar işleyecek faizden davalılar sorumlu tutularak maddi ve manevi tazminat istemlerinin bir bölümü kabul edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, olayın meydana gelmesinde davacı sürücü ...’ın 2/8 oranda bölüşük kusurlu bulunduğu, sürücüsü olduğu araçta toplam 8.000,00 TL zarar meydana geldiğinin belirlendiği, ... ve Başak Sigorta tarafından değişik tarihlerde 2.000,00 TL ve 5.000,00 TL hasar tazminatı ödendiği, bölüşük kusur indiriminden sonra 6.000,00 TL hasar tazminatı ödetilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacıların sigorta şirketlerinden fazladan tahsil etmiş bulundukları 1.000,00 TL'lik ödemenin kaza gününden ödeme günlerine kadarki yasal faizi karşılayıp karşılamadığı araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Dava konusu olay tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacılardan ... yararına takdir edilen 8.000,00 TL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a ve b) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/11/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.