İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2009/15128 · K. 2011/16911
- Esas No
- 2009/15128
- Karar No
- 2011/16911
- Karar Tarihi
- 13.12.2011
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2009/15128 E. , 2011/16911 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikri ve Sına Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.11.2009 tarih ve 2009/110 - 2009/219 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.12.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Pınar Konservecilik firmasının, ‘Pınar’ ibareli markasını 1974 yılında adına tescil ettirdiğini, ticaret unvanı olarak da 1973 yılından beri kullandığını, dava dışı Pınar Süt Mam. A.Ş’nin bu markanın kullanılmaması nedeniyle 27.01.2004 tarihinde açtığı davanın kabulüne karar verildiğini, bu kararın Yargıtay tarafından 24.11.2008 tarihinde onanarak kesinleştiğini, kararın 20.04.2009 tarihine kadar TPE’ye bildirilmediğini, müvekkilinin anılan markayı sicilinden kontrol ederek ve hakkında bir davanın, haczin ve tedbirin bulunmadığı sonucuna vararak 09.05.2008 tarihinde bedelini ödemek suretiyle devir aldığını, bu marka üzerinde hak sahibi olduğunu, devrin mahkeme kararından sonra ancak Yargıtay incelemesinden önce gerçekleştiğini, dava dışı firmanın karar düzeltme yoluna da gitmediğini, kullanıma dair kanıtları sunmadığını, dava dışı TPE’nce yapılan ‘APS’ tebligatı ile müvekkilinin durumdan 10.06.2009 tarihinde haberdar olduğunu, devirden sonra haberi olmadığı bir davada yargılanmış gibi sonuç doğduğunu, markanın kullanıldığına dair 128 adet belge ele geçirildiğini, bunların müvekkilinin yargılamadan haberdar olmaması nedeniyle sunamadığını, sonucu değiştirir nitelikte olduğunu ileri sürerek, mahkemenin 18.01.2007 tarih ve 2006/18 Esas ve 2007/2 Karar sayılı kararının tamamen kaldırılarak haksız davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yargılamanın yenilenmesi koşullarının bulunmadığını, usulüne uygun cereyan eden dava sonucu verilen kararın kesinleştiğini, hükümden haberdar olunduktan 1 ay sonra davanın açılmadığını, mahkemenin etkilenmesi için faturalarda oynama yapıldığını, bu belgelerin hükmü değiştirici özelliklerinin bulunmadığını, davacının aktif dava ehliyetinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının yargılamanın yenilenmesini istediği dava dosyasının incelenmesinde davacısının Pınar Süt Mam. San. A.Ş. davalısının Pınar Kon. A.Ş olduğu, davanın 26.01.2004 tarihinde açıldığı, 84999 numaralı ‘Pınar’ markasının kullanılmaması nedeniyle hükümsüz kılınmasına ilişkin bulunduğu, davanın kabulüne karar verildiği, 02.01.2008 tarihinde Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiği, karar düzeltme yoluna gidilmediği, kesinleşen kararın 17.04.2009 tarihinde TPE’ye ibraz edildiği, davacının bu markayı 09.05.2009 tarihinde devir aldığı, devrin kararın kesinleşmesinden sonra gerçekleştiği, terkin işleminin ise, 09.06.2009 tarihi bulunduğu, davacının durumdan APS tebligatıyla haberdar olduğu, halefiyete dayanarak bu talepte bulunduğu, davanın 1 aylık sürede açıldığı, yargılamanın iadesinin HUMK'nun 445 ve devamı maddelerine göre değerlendirileceği, davacının 29.07.2009 tarihli tensip ara kararı ile belirlenen teminatı yatırmadığı, markanın kullanılmasına dair belgelerin sunulmamasının nedeninin yargılamanın yenilenmesine konu davanın davacısının hilesi veya eyleminden kaynaklanmadığı, o tarihteki davalının kendi takdiri olduğu, sonradan markayı devir alanın yeni belgeler ileri sürmesinin yargılamanın yenilenmesini gerektirmediği, davacının bir zararı mevcut ise, devir eden firma veya TPE’ye yönelebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının, uyuşmazlığa konu markayı 09.05.2008 tarihinde devir almış olmasına, bu devrin mahkeme kararının kesinleşmesinden önce gerçekleşmiş bulunmasına, her ne kadar devir tarihi karar gerekçesinde yanlış olarak yazılmış ise de bu durumun sonuca etkili olmamasına, davacı tarafın usulüne uygun olarak verilen süreye rağmen 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 453. maddesi uyarınca belirlenen teminatı yatırmamış bulunmasına, esasen, davacının iddiasına konu işlemlerin yargılamanın iadesi sebepleri arasında sayılmamış olmasına, istemin reddi yönünde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.