İçtihatYargıtay12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2009/15646 · K. 2009/24826
- Esas No
- 2009/15646
- Karar No
- 2009/24826
- Karar Tarihi
- 10.12.2009
Karar Metni
12. Hukuk Dairesi 2009/15646 E. , 2009/24826 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/02/2009
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
HUMK'nun 163.maddesine göre, kanunun tayin ettiği müddetlerin kesin olduğu halde, hakimin tayin ettiği süreler kural olarak kesin değildir. Hakim kendi tayin etmiş olduğu bir süreyi, süre geçmeden azaltılıp çoğaltılabileceği gibi, süre geçtikten sonra tarafa isteği üzerine ikinci bir sürede verebilir. Hakim tayin ettiği bir sürenin kesin olduğuna karar vermişse, sürenin kesin olduğunu hiç bir tereddüte yer bırakmayacak şekilde kararında açık olarak yazılması, yapılması gereken işlerin neler olduğunun belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, ayrıntılı olarak saptanması, süreye uyulmamasının doğuracağı sonuçların açıklanması ve tarafların uyarılması gerekir.
Somut olayda, davacı vekiline 14.10.2008 tarihli celsede posta gideri için ücret yatırılması konusunda süre verilmemiş olup, 18.12.2008 tarihli celsede ise davacı vekilinin mazeretli olarak katılmadığı halde ek rapor alınması için masrafın davacı vekili tarafından karşılanmasına karar vermiştir. Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda davacı vekiline posta masrafı yatırması için kesin süre verildiğinden bahsetmek mümkün değildir.
O halde, mahkemece davacı vekiline yukarıda açıklandığı şekilde usulüne uygun süre ve süreler verilerek şikayetin de yasal yedi günlük süresinde yapılıp yapılmadığı öncelikle incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 10.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.