İçtihatYargıtay6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2009/16314 · K. 2010/3018
- Esas No
- 2009/16314
- Karar No
- 2010/3018
- Karar Tarihi
- 25.03.2010
Karar Metni
6. Ceza Dairesi 2009/16314 E. , 2010/3018 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıkların sabit kabul edilen eylemleri nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Aksi halin, sanıkların; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükmün başına, “Türk Milleti adına” verildiği, suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 232. maddesine aykırı davranılması,
2-Suçun kamu kurumuna ait eşya hakkında işlendiğinin anlaşılması karşısında; temel ceza belirlenirken, TCK.nun 142. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi yerine (e) bendiyle hüküm kurulması,
3-TCK.nun 61/son maddesine aykırı olarak, temel ceza belirlenirken ve hükmolunan cezanın TCK.nun 143. maddesi uyarınca artırılması sırasında, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmemesi,
4-5237 sayılı Yasanın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, sanıkların kastı ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde bu maddeye düzenleme amacının dışında yorumlar getirilerek hükmolunan cezalardan indirim yapılması,
5-Sanıkların, kişisel özgürlüklerini sınırlama sonucunu doğuran göz altında kalma sürelerinin, TCK.nun 63. maddesi uyarınca hükümlülüklerinden düşürülmesine karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, göz altında kaldıkları bir günün indirilmesi sonucu belirlenen 6 ay 19 gün hapis cezalarının, asıl ceza gibi gösterilmesi suretiyle infazda duraksamaya yol açılması,
Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısı, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 25/03/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.