İçtihatYargıtay21. Hukuk Dairesi
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi · E. 2009/16607 · K. 2010/12741
- Esas No
- 2009/16607
- Karar No
- 2010/12741
- Karar Tarihi
- 20.12.2010
Karar Metni
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/16607 E. , 2010/12741 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 38 günlük SSK sigortalılığının iptali ile 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının başladığı 8.7.1999 tarihine kadar tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlere göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalı Kurumun temyizine gelince; dava davacının 25.06.1990-30.11.1990 tarihleri arasındaki 38 günlük 506 sayılı Kanuna tabi zorunlu çalışmaları dışında Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile davacının 24.6.1990-7.7.1999 tarihleri arasında 506 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğu süre dışında tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar vermiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasada 506 sayılı Yasanın 79.maddesine koşut geçmiş Tarım ... hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasanın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasanın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasanın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından Tarım ... sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan re'sen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasanın 36.maddesi kapsamında Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek ...’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kuruma başvuru olmasa dahi, bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. ...’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir.
2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, Tarım Satış Kooperatifler Kanununa göre kurulan ... Ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır. Gerçekten Tarım ... sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasanın 36 ve 10.maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım ... sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve SSK’lı çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Yapılan incelemede davacının davalı Kurumca 01.06.1985 tarihi itibariyle kayıt ve tescil edildiği ihtilaflı dönemde 25.06.1990-30.10.1990 tarihleri arasında 38 gün, 506 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalılığının bulunduğu, davalı Kurumca durumun öğrenilmesi üzerine 24.06.1990 tarihinden itibaren terkin edildiği, 8.7.1999-01.09.2008 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında ... sigortalı olarak tescilinin bulunduğu, Ziraat Odası kaydının 18.06.2003 tarihinden başladığı,Tarım Kredi Kooperatif kaydının bulunmadığı, 01.03.2003 tarihinden itibaren DGD aldığı, zabıta araştırılması yapılmadığı, tapuda üzerine kayıtlı zirai arazisinin olup olmadığının Belediyeye zirai arazi emlak vergi beyannamesi verip vermediğinin araştırılmadığı görülmektedir.
Somut olayda davacının 506 sayılı Yasa'ya tabi kısa süreli çalışmasının bittiği 30.10.1990 tarihinden sonra Ziraat Odası üyeliğinin başladığı 18.06.2003 tarihine kadar tarımsal faaliyette bulunduğuna ilişkin hiçbir kayıt bulunmamaktadır.
Yapılacak iş, davacının 01.06.1985 tarihinde Tarım ... sigortalısı olarak tescil edildiği anlaşılmakla beraber, bu tarihten sonraki SSK’na tabi çalışmaları uzun süreli çalışma olmayıp aralıklı ve kısa süreli olduğundan, başlangıç ve bitiş tarihlerinin SGK'dan sorup belirlemek, ilgili tapu dairesinden davacı adına zirai taşınmaz kaydı bulunup bulunmadığını, Belediyeden varsa davacının verdiği emlak vergi beyanlarını veriliş tarihleriyle birlikte getirtmek, davacının 30.10.1990 tarihinden itibaren tarımsal faaliyetinin devam ettiğini gösteren bir kayıt var ise davayı şimdiki gibi kabul etmek, yoksa reddine karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.