İçtihatYargıtay12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2009/2107 · K. 2009/9604
- Esas No
- 2009/2107
- Karar No
- 2009/9604
- Karar Tarihi
- 04.05.2009
Karar Metni
12. Hukuk Dairesi 2009/2107 E. , 2009/9604 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Alanya İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22/09/2008
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekili tarafından kamulaştırma ilamına dayalı olarak 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 20.maddesi uyarınca kamulaştırılan taşınmazda bulunan borçlu tahliyesi talebi ile icra takibine başlanarak adı geçene örnek 2 nolu icra emri tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Alacaklı vekilinin tahliyenin infazı talebinin, takip yapan alacaklının, dayanak ilamın davacısı olmadığı nedeniyle memurlukça reddedildiği görülmektedir.
2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 20.maddesine göre; “Lehine kamulaştırma yapılan idare adına tapu dairesince tescil edilen taşınmaz malın boşaltılması, idarece icra memurundan istenir. İcra memuru taşınmaz malı onbeş gün içinde boşaltmalarını içindekilere tebliğ eder. Bu süre içinde taşınmaz mal boşaltılmazsa icraca boşaltılır.”
Takip dayanağı Alanya 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/403 esas, 2007/297 karar sayılı, 20.09.2007 karar ve kesinleşme tarihli ilamı ile kamulaştırma bedelinin tespitine, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı Toplu Konut İdaresi adına tapuya kayıt ve tesciline hükmedildiği anlaşılmaktadır. Takip yapan alacaklı, her ne kadar lehine kamulaştırma yapılan idare değil ise de, şikâyet dilekçesinde; Toplu Konut İdaresince, kamulaştırmanın kendileri için yapıldığını ve kamulaştırılan taşınmazların idarece devri sonucu adlarına tapu tescil işlemlerinin gerçekleştirildiğini ileri sürmektedir. Bu durumda alacaklı, kamulaştırma yapan idarenin yasadan doğan haklarına halef olacağından, mahkemece ileri sürülen hususlar araştırıldıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 04.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.