İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2009/2952 · K. 2010/8877
- Esas No
- 2009/2952
- Karar No
- 2010/8877
- Karar Tarihi
- 20.09.2010
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2009/2952 E. , 2010/8877 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.09.2007 tarih ve 2005/603 - 2007/1109 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete konut sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan dairenin, davalıların kat maliki olduğu binanın çatısından sızan sulardan zarar gördüğünü, davalıların hisseleri oranında zarardan sorumlu olduklarını, 1.275,00 YTL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, anılan meblağın davalılardan hisseleri oranında müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın binanın çatısında biriken yağmur sularının su oluklarını tıkaması sonucu suyun çatı altına sızmasından kaynaklandığı, çatı oluklarının tıkanmasının beklenilmeyen hal olduğu, kat maliklerinin kusurundan söz edilemeyeceği, zarar ile kat maliklerinin eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Borçlar Kanunu’nun 58 nci maddesi hükmüne göre, “bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur”. Bu sorumluluk kusura dayanmadığı gibi malikin kurtuluş beyyinesi getirmesi de mümkün değildir. Davalılar ancak sebep/sonuç bağını kesen, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru veya mücbir sebep var ise bunları kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Davalılar uygun sebep-sonuç bağını kesen bir savunmada bulunmamıştır. Öte yandan davalıların, kullandığı binayı üçüncü kişilere zarar vermeyecek şekilde bulundurma yükümlülüğü vardır. Bilirkişi raporuna göre, sigortalı dairede meydana gelen hasara binanın
çatısındaki yağmur suyu oluklarının tıkanmasıyla oluklarda biriken suyun çatı altına sızması neden olmuştur. Davalılar, ortak yerlerden olan su olukları için gerekli tedbirleri almamaları, bakım noksanlıklarını gidermemeleri yönünden zarardan sorumludur. Bu durumda mahkemece, zararın kapsamı belirlenip ödetme kararı verilmesi gerekirken “çatı oluklarının tıkanmasının beklenilmeyen hal olduğu” gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.