Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2009/29732 · K. 2010/1326
4. Ceza Dairesi 2009/29732 E. , 2010/1326 K. "İçtihat Metni" Tehdit suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-2.cümle, 52/2. maddeleri uyarınca 100 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ... Sulh Ceza Mahkemesinin 25/03/2008 tarihli ve 2005/32 esas, 2008/250 sayılı kararının infazı sırasında, hükümlünün para cezasını ödememesi sebebiyle suç tarihinin 11/11/2004 olduğu nazara alınarak günlüğü 20 yeni Türk lirası üzerinden mi 100 yeni Türk lirasından mı çevrileceği konusunda tereddüt üzerine para cezasının ödenmemesi halinde günlüğü 100 yeni Türk lirasından 1 gün hapis olarak infazına ilişkin aynı Mahkemenin 24/03/2009 tarihli ve 2005/32 esas, 2008/250 sayılı ek kararına itirazın kabulü ile 5 gün karşılığı adli para cezasının ödenmemesi sebebiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun’un 106/3 maddesi uyarınca 5 gün hapis cezası olarak infazına dair ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/03/2009 tarihli ve 2009/127 değişik ... sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 23.11.2009 gün ve 2009/66376 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2009 gün ve 2009/276075 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Suç tarihinin 11/11/2004 olduğu dikkate alındığında 5275 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi uyarınca adli para cezasının ödenmemesi halinde bir gün yüz Türk lirası üzerinden hesap edilmesi gerektiği gözetilerek itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Gereği görüşüldü; 5275 sayılı Yasanın 106. Maddesinde “1) Adli para cezası, Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule göre tayin olunacak bir miktar paranın Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. ………… (3) Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca hapsedilir. …………. (5) Adli para cezasının hapse çevrileceği mahkeme ilamında yazılı olmasa bile üçüncü fıkra hükmü Cumhuriyet Başsavcılığınca uygulanır. …………. (9) (Değişik fıkra: 01/03/2008 - 5739 S.K/5. md Adli para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adli para cezasıdır.” hükmü düzenlenmiştir. 6.4.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük’ün 56. Maddesinde yasa gereği doğrudan verilen gün adli para cezalarının nasıl infaz edileceğine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Bu madde ve fıkralarına göre: “(1) Adli para cezası, beş günden az ve kanunlarda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. (5) Hükümde, adli para cezası takside bağlanmamış ise, bir aylık süre içinde adli para cezasının üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine geri kalan kısmının birer ay ara ile iki eşit taksitte ödenmesine izin verilir. İlk taksitin süresinde ödenmemesi halinde, verilen ikinci takside ilişkin izin hükümsüz kalır. Ödenmeyen adli para cezası, Cumhuriyet savcısının kararı ile gösterilen gün karşılığı miktar esas alınarak hapse çevrilir. (9) 5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi saklı kalmak üzere, adli para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanamaz. Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adli para cezasıdır. (11) 5237 sayılı Kanun dışındaki diğer kanunlara göre: gün karşılığı olarak miktarı belirtilmeyen ilamlardaki adli para cezaları ödenmemesi halinde Cumhuriyet başsavcılığınca bir gün karşılığı yüz Türk Lirası hesabı ile hapse çevrilir” ... 1. Sulh Ceza Mahkemesince 11.11.2004 tarihli tehdit suçuna ilişkin olarak düzenlenen sanık lehine 5237 sayılı TCY’nın 106/1.2. cümlesi uyarınca 5 gün adli para cezası belirlenmiş ve bu ceza aynı Yasanın 52/1. Maddesi uyarınca günlüğü 20 TL’den 100 TL adli para cezası olarak takdir edilmiştir. Hükümlüye çıkarılan ödeme emrine uyulmaması nedeniyle ilamın bulunduğu yer olan Ümraniye C. Başsavcılığınca bu ceza günlüğü 100 TL.den hapse çevrilmiş ve bu cezanın infazı için yakalama emri çıkarılmıştır. Hükümlünün adresinin ...’ta olduğunun anlaşılması üzerine infaz edilmeden iade edilen ilam, ... C. Başsavcılığına ulaştırılmış, Başsavcılık adli para cezasının (5)gün mü yoksa(1)gün mü hapse çevrilmesi gerektiğine ilişkin ... 1. Sulh Ceza mahkemesinden karar istemiştir. ... 1. Sulh Ceza mahkemesi 2008 /250 karar sayılı kararı ile 100 TL’lik adli para cezasının infaz edilememesi halinde bu cezanın günlüğü 100 TL.den hapse çevrilmesi gerektiğine karar vermiş, karara C. Savcılığı tarafından itiraz edilmesi üzerine ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi 2009/127 değişik ... sayılı kararı ile adli para cezasının 5275 sayılı Yasanın 106/3. Maddesi uyarınca 5 gün hapis olarak infazının gerektiği ve aynı Yasanın 107. Maddesi uyarınca da hükümlü hakkında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanması gerektiği sonucuna ulaşmıştır. Yukarıda metinleri verilen Yasa maddelerine göre, doğrudan verilen gün adli para cezasının ödenmemesi ve bu cezanın hapse çevrilmesi halinde koşullu salıverme hükümlerinin uygulanamayacağı açık olmasına karşın buna hükmolunması da hukuka aykırılık oluşturmaktadır. Bu konuda yasa yararına bozma istemi bulunmadığına göre Dairece bu husus resen göz önünde bulundurularak bir karar verilmesi yasa yararına bozma yasa yolunun mahiyet ve yöntemiyle bağdaşmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.7.2007 tarih ve 4-145-172 sayılı kararında da belirtildiği üzere tebliğnamedeki yasa yararına bozma istemi hakkında bir karar verebilmek için öncelikle bu hususta Adalet Bakanlığınca yukarıda açıklanan nedenlerle Yasa Yararına bozma isteminde bulunulması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, bozma istemi buna ilişkin olmaması ve Yargıtay C. Başsavcılığının tebliğnamesindeki görüş eksik olması nedeniyle yerinde bulunmadığından, bildirilen konuda Yasa Yararına Bozma isteğinde bulunulup bulunulmayacağının takdiri Adalet Bakanlığına ait olmakla ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.3.2009 tarih ve 2009/127 Değişik ... sayılı kararının bu yönü değerlendirildikten sonra iade edilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına gönderilmesine 02.02.2010. tarihinde oybirliğiyle karar verildi.