İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2009/3980 · K. 2011/2416
- Esas No
- 2009/3980
- Karar No
- 2011/2416
- Karar Tarihi
- 08.03.2011
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2009/3980 E. , 2011/2416 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.09.2008 tarih ve 2006/405-2008/294 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.03.2011 gününde davacı avukatı..... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı avukatı duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların müşterek murisi ....’ın, Ege Sanayi A.Ş’deki hisselerini davalılara bila bedel devrettiğini, devir tarihinde 90 yaşında olan murisin gerçek devir iradesi bulunmadığını, işlemin kanuni miras paylarına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, asıl ve birleşen davada davalılarca yapılan hisse devirlerinin iptalini istemiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile hisse devir işleminin bedelsiz ve muvazaaya dayalı olarak yapıldığını ileri sürerek, hisse devir işlemlerinin iptali ve hisselerin bu günkü duruma tekabül eden oran ve sayıda terekeye iadesini istemiştir.
Davalılar vekili, husumetin şirkete de yöneltilmesi gerektiğini, işlem tarihinden itibaren BK.nun 126 ncı maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, hisse devirlerinin TTK.nun 416 ncı maddesine uygun olarak yapıldığını ve devrinden davacının ortak olmasına bağlı olarak genel kurullara katılarak haberdar olduğunu, devri sırasında murisin temyiz kudretine sahip olduğunu, bir kısım hisselerini de davacının oğluna bila bedel devrettiğini, müvekkiline yapılan devirlerin bedelli olduğunu savunarak, davanın reddine istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda tarafların murisinin ortak olduğu şirketin hisselerinin nama yazılı olduğu, nama yazılı senetlerin devrinin TTK.nun 416 ve 417. maddelerinde düzenlendiği, hisse devrinin 08.03.1993 tarih ve 93/02 numaralı yönetim kurulu kararı ile devrin kabulüne karar verildiği, 1996 tarihinde tasdik edilen pay defterine kaydının yapıldığı, hisse senetlerinin çıplak olduğu, yazılı sözleşme ile devrin yapıldığı, pay devrinin geçerli bulunduğu, pay defterindeki eksikliğin sonuca etkili olmadığı, pay devrinin ortaklığa karşı pay defterine yazılması ile hüküm ifade edeceği, bozma ilamında hisse devrinin geçerli olup olmadığının değerlendirilmesine vurgu yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 04,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.