İçtihatYargıtay21. Hukuk Dairesi
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi · E. 2009/5552 · K. 2009/9454
- Esas No
- 2009/5552
- Karar No
- 2009/9454
- Karar Tarihi
- 23.06.2009
Karar Metni
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/5552 E. , 2009/9454 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda;ilamda yazılı nedenlerle, 97.561.30TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.06.2009 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile karşı taraf vekili Avukat... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava 02.12.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıların maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde taraf Avukatları tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar murisi olan .....’un davalıya ait market işyerinde satış elemanı olarak çalıştığı, olay günün marketin depo bölümündeki asma kata çıkmakta kullanılan seyyar merdivenin kayması ile 2.m yüksekten zemine düşerek beyin kanaması sonucu öldüğü, davacıların ölen işçinin hak sahipleri oldukları, davalı ile davacılar murisi arasında hizmet akdine dayanan bir ilişkinin mevcut olduğu, uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, görevli mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağı, 5521 sayılı Yasanın 1.maddesidir. Anılan maddede; işçiyle işveren veya işveren vekili arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıkların İş Mahkemelerinde çözümleneceği hükmü öngörülmüştür. Maddede belirtildiği üzere, İş Mahkemesinin görevli olması için şu iki unsurun birlikte gerçekleşmesi koşuldur. a)Uyuşmazlığın tarafları işçi ve işveren (ya da işveren vekili) olmalıdır. b)Uyuşmazlık iş sözleşmesinden veya İş Kanunundan kaynaklanmalıdır.
Somut olayda, davacılar murisi ile davalılar arasında hizmet ilişkisi bulunmaktadır. Başka bir anlatımla davalı, davacılar murisi olan işçinin işverenidir. Hal böyle olunca, uyuşmazlığın iş akdinden ve İş Kanunundan doğduğu giderek davada, yukarıda sözü geçen Yasanın 1.maddenin öngördüğü koşulların oluştuğu açık-seçiktir. Öte yandan dava dilekçesinin de İş Mahkemesine hitaben düzenlendiği ortadadır. Hal böyle olunca ve özellikle Beyşehir’de ayrı bir iş mahkemesinin bulunmamasına göre, davanın İş Mahkemesi sıfatıyla bakılarak sonuçlandırılması gerekirken, Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla yargılamanın yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatı ile verilmiş bulunan karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının ilerde incelenmesine, davacı ile davalı yararına takdir edilen 625.00 TL. duruşma Avukatlık parasının karşılıklı olarak birbirlerine yükletilmesine, 23.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.