İçtihatYargıtay6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2009/5750 · K. 2009/9380
- Esas No
- 2009/5750
- Karar No
- 2009/9380
- Karar Tarihi
- 03.11.2009
Karar Metni
6. Hukuk Dairesi 2009/5750 E., 2009/9380 K.
6. Hukuk Dairesi 2009/5750 E., 2009/9380 K.
- FESHİN İHBARI
- SÜKUT İLE TECDİT- 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 262 ]
"İçtihat Metni"
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık feshi ihbar nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacıya ait binanın çatı katına davalı tarafından baz istasyonu konulmasına izin verildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 15.10.2008 tarihinde sona erdiğini, baz istasyonunun kaldırılması için davalıya 08.07.2008 keşide tarihli ihtar gönderildiğini, menkul hükmündeki baz istasyonunun Borçlar Kanunu'nun 262/3.maddesi gereğince tahliyesini istemiştir. Davalı vekili, davacı tarafça baz istasyonunun kaldırılması için ihtar keşide edilmiş ise de, yeni dönem parasının davacı hesabına ödendiğini, akdin yenilendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece baz istasyonunun(menkulün) tahliyesine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 15.10.2002 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde kiralanan yerin cinsi, bina olarak yazılmış, sözleşmenin özel şartlar bölümünde "kiralanan yer" tabiri kullanılmıştır. Davacı her ne kadar kiralananın baz istasyonu ve menkul hükmünde olduğu gerekçesiyle Borçlar Kanunu'nun 262/3. maddesi gereğince tahliyesini istemiş ise de, kiralanan baz istasyonu (menkul) değil, baz istasyonunun kurulacağı binanın çatısındaki bu iş için belirlenen "yer"dir. Bu nitelikteki sözleşmelere Yargıtay uygulamasına göre Borçlar Kanunu'nun adi kiraya ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekir. Kira sözleşmesinin özel şartlar bölümünün 2.'nci maddesinde; "..sürenin hitamından bir ay önce taraflardan herhangi biri sözleşmeyi feshettiğini yazılı olarak diğer tarafa bildirmedikçe sözleşmenin aynı şartlarla ve bir yıl süre ile uzatılmış sayılacağı" düzenlenmiştir. 15.10.2002 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesinin bitim tarihi 15.10.2007'dir. tarihinde sona ermiştir. Sözleşmenin bitiminden önce akdin yenilenmeyeceğine ilişkin irade bildirimi taraflardan herhangi biri tarafından karşı tarafa bildirilmediğine göre, Borçlar Kanunu'nun 263.'ncü maddesi uyarınca akit bitim tarihi olan 15.10.2007 tarihinde süresiz hale gelmiştir. Bu durumda feshi ihbar sürelerinin Borçlar Kanunu'nun 262/2. maddesine göre belirlenmesi gerekir. Buna göre, taraflar arasındaki akit 15.10.2007 tarihinde süresiz hale geldiğinden altı aylık dönemlere nazaran üç ay öncesinden fesih yapılarak dönem sonunda dava açılabilir. Davacı, davalı tarafa 08.07.2008 tarihli ihtar keşide ederek tahliye istemiş ise de, dava yukarıda açıklandığı üzere Borçlar Kanunu'nun 262/2 maddesi uyarınca süresinde açılmamıştır. Davanın, Borçlar Kanunu'nun 262/3 maddesinde düzenlenen menkullerin tahliyesi hükümlerine tabi olmadığı, aynı yasanın 262/2. maddesi uyarınca tahliye istenebileceği ancak bu madde hükümlerine göre de dava süresinde açılmadığından reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tahliyeye karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.