İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2009/6090 · K. 2010/12108
- Esas No
- 2009/6090
- Karar No
- 2010/12108
- Karar Tarihi
- 29.11.2010
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2009/6090 E. , 2010/12108 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.12.2008 tarih ve 2007/539 - 2008/665 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde “nakliyat sigortası poliçesi” ile sigortalı 6 adet galveniz havuzu ve aksamının İtalya’dan Türkiye’ye taşınması işinin davalı tarafından üstlendiğini, 18.10.2006 tarihinde sigortalı firmanın İzmit’teki adresinde emtianın araçtan tahliyesi esnasında araç kasasının üst çatı omurga borusunun tel kelepçesinin açılmasıyla çatı borusunun aşağı düşüp indirilmekte olan emtiaya çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, sigortalıya 9.290 Euro hasar tazminatının ödendiğini ileri sürerek, 17.342,57 YTL’nin ödeme tarihi olan 29.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, aktif husumet ehliyeti için mal bedelinin ödediğinin belgelenmesi gerektiğini, taşıma senedinde yükleme ve boşaltma esnasında oluşabilecek hasarlardan nakliyecinin sorumlu olmadığının belirtildiğini, müvekkili şirketin CMR 17/4.c hükmü gereği sorumsuzluk kaydı uyarınca meydana gelen hasardan sorumlu olmadığını, tahliyeyi gerçekleştiren forklift operatörünün emtiayı forklift üzerine yanlış yerleştirdiğini, tenteyi tutan boru yaklaşık 1 metre uzunluğunda olup 3 kg ağırlığında olan bu borunun 2,5 ton ağırlığındaki parçanın üzerine düşerek hasarlanmasına sebep olmasının mümkün olmadığını, tazminatın CMR 23. ve 25. maddelerine göre belirlenmesi gerektiğini, hasarlı brüt ağırlığın kg başına 8,33 SDR ile sınırlı olduğunu, tazminatın Euro cinsinden ödenmiş olması nedeniyle Euro cinsinden tazminata hükmedilip dava tarihinden itibaren %5 faiz işletilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, araç sürücüsünün imzasının da olduğu 18.10.2006 tarihli tutanakta araç üzerinden malzemeleri indirirken tahliye esnasında araç kasasının üst çatı omurga borusunun tel kelepçesinin brandayı taşımaması sonucu kelepçenin açılması ile çatı borusunun aşağı düşerek indirilmekte olan galvaniz aksamlı plastik malzemeye çarpıp malzemenin dengesinin bozularak forklift bıçaklarından yere düşmesine ve kırılmasına sebep olduğunun belirtildiği, ekspertiz raporunda da aynı tespitin yapıldığı, dava konusu havuzun muhtelif yerlerinden kırılmış olması nedeniyle yaklaşık %75’lik kısmının kullanılamayacak hale geldiği, taşıma işinin gerçekleşip hasarın boşaltma esnasında meydana geldiği, hasarın araçtaki bir bozukluktan meydana geldiği bu nedenle boşaltma işlemi taşıyıcıya ait olmasa dahi taşıyıcının aracı her aşamada hazır ve en azından eşyaya zarar vermeyecek şekilde bulundurmakla yükümlü olduğu, hasarın kg başına 8.33 SDR üzerinden hesaplanması gerekip 20.825 SDR ile hüküm tarihindeki kurun çarpımı ile azami sorumluluk miktarının 48.934,58 olabileceği, sovtaj tenzili sonucunda 8.446 Euro zarar oluştuğu, davacı tarafça tercih hakkının BK’nun 83. maddesi uyarınca TL olarak kullanıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.766,91 YTL’nin 29.12.2006 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 722.55 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.