İçtihatYargıtay14. Hukuk Dairesi
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2009/659 · K. 2009/2427
- Esas No
- 2009/659
- Karar No
- 2009/2427
- Karar Tarihi
- 26.02.2009
Karar Metni
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/659 E. , 2009/2427 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.08.1994 gününde ve müdahil Hazine vekili tarafından 05.07.1995 tarihinde verilen dilekçeler ile tapu iptali tescil, tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacı ve müdahilin isteminin reddine dair verilen 25.02.2003 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve müdahil vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ..., dava konusu 213 ve 266 parsel numaralı taşınmazların ... Vakfına ait 950 tarihli vakfiye kapsamında olduğunu belirterek davalı adına oluşan tapu kayıtlarının iptali ile adına tescili isteğinde bulunmuştur.
Müdahil Hazine ise, dava konusu parsellerin yayla niteliğinde olduğunu belirterek tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Davalı, davaya katılmadığı gibi herhangi bir cevap da vermemiştir.
Mahkemece davacı ... Müdürlüğünün isteminin reddine, müdahil Hazine’nin isteminin ise konusuz kalması sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ve müdahil Hazine temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve özelikle dava konusu 266 parsel numaralı taşınmazın Kadastro Mahkemesinin 1994/313 E, 1996/187 K. sayılı kesinleşen ilamı ile yayla niteliğinde olduğu saptanmış bulunmasına göre davacı ... Müdürlüğünün bu parsele yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
Tarafların 213 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince;
2- Davacının istemi mülkiyet hakkına, müdahilin istemi ise taşınmazın yayla olduğu iddiası açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Gerçekten, 4342 sayılı Mera Kanununun 3.maddesinde yapılan tanıma göre yayla; çiftçilerin hayvanları ile birlikte yaz mevsimini geçirmeleri, hayvanlarını otlatmalarını ve otundan yararlanmaları için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Mera, yaylak ve kışlakların özel mülkiyete geçirilmesi, amacı dışında kullanılması, kazandırıcı zaman aşımı ile mülk edinilmesi olanaksız bulunduğu gibi, sınırlarının daraltılması da mümkün değildir.
Davalı ... idaresi savunmasında; çekişmeli taşınmazın yayla ile bir ilişkisi olmadığını, vakıfname kapsamında kaldığını savunmuştur. O yüzden, taşınmazın kamu malı niteliğindeki yayla özelliği taşıyıp taşımadığının saptanması, eldeki davada önem kazanmaktadır.
Çekişme konusu taşınmaz, Karaisalı ilçesi, ... köyü hudutları içinde bulunmaktadır.
Yaşamını genelde çiftçilikle sürdüren kişilerin hayvanlarını otlatmakta olduğu yaylaya yakın bölgelerde ikamet etmek, ziraat yapmak, bağ ve bahçe yetiştirmek için tarım taşınmazlarına ihtiyaçları olacağı ve bu amaçlarına uygun kazanmaya elverişli bazı taşınmazları mülk edinebilecekleri olgusunu göz ardı etmek, mera, yaylak ve kışlak gibi bölgelerden insanları soyutlamak mümkün değildir.
İddia ve az yukarıda anlatılanlara göre, davada sağlıklı bir sonuca ulaşmak için dava konusu taşınmazın kadim ... Köyü sınırları içinde kalıp kalmadığının ve bu köyün ikamet edilen veya tarım alanları kapsamında olup olmadığının saptanması önem kazanmaktadır.
O nedenle, öncelikle ... köyünün kuruluş tarihi İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünden sorulmalı, böylelikle ... Köyünün kadim köy olup olmadığı yönü üzerinde durulmalı, yine bu köye ait en eski tarihlisinden başlamak üzere idari sınır belgeleri ile sınırlar bir haritaya bağlanmışsa haritası da istenilmeli, ... Köyüne ait mevcut en eski sınırname yerel bilirkişiler yardımıyla keşfen zemine uygulanmalı, köyün kuruluşundaki idari sınırları belirlenmeli, dava konusu taşınmazın ... Köyünün ilk idari sınırları kapsamında kalıp kalmadığı saptanmalı, eğer dava konusu taşınmaz kadim ... Köyünün idari sınırları içersinde kalıyorsa seçilecek ve keşifte bulundurulacak harita mühendisi bilirkişiye daha önce sağlanacak eski tarihli memleket haritasındaki durumu incelettirilmeli, köyü
ikamet edilen veya tarım alanları içinde kaldığı belirlenirse özel mülkiyete konu teşkil edeceği kabul edilmeli, bu arada taşınmazın kadastro tutanağı edinme sebebi sütununda yerel bilirkişiler çekişmeli yerin kadim ... Köyünün tarım alanında kaldığını, dava dışı şahıs tarafından kullanıldığını belirttiklerinden tutanak bilirkişilerinin sözleri denetlenmeli, varsa dava konusu yer ile ilgili kesinleşmiş mahkeme dosyaları da getirtilerek, taşınmazın niteliğinin saptanıp saptanmadığı, kesin delil veya kesin hüküm koşullarının var olup olmadığı da irdelenmek suretiyle bütün bunların sonucuna uygun hüküm kurulmalıdır.
Tüm bu inceleme ve araştırma yapılmadan davanın yazılı olduğu şekilde reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin 266 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarının yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle reddine, 2.bentte yazılı nedenlerle davacı ve müdahil Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüne, istek halinde peşin alınan temyiz harcının davacıya geri verilmesine, 26.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.