İçtihatYargıtay10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2009/6730 · K. 2010/10248
- Esas No
- 2009/6730
- Karar No
- 2010/10248
- Karar Tarihi
- 06.07.2010
Karar Metni
10. Hukuk Dairesi 2009/6730 E. , 2010/10248 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :92-487
Dava fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 2002 Temmuz ayından itibaren 506 sayılı Yasa hükümleri uyarınca aylık alanların aylığında yapılan artış oranlarında aylık artışının, ek ödeme ve sosyal destek ödemesinin yapılmaması nedeniyle, alması gereken yaşlılık aylıklarının tespiti ile eksik ödenen aylıklardan 1.500 TL’nin her ay için hak ediş tarihinden itibaren ayrı ayrı hesaplanacak yasal faizi ile davalı vakıftan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davacının 4784 sayılı Yasa kapsamından yararlanma istemi yönünden; anılan yasanın açık hükmü ve gerekçesi karşısında, sosyal yardım niteliğindeki sosyal destek ödemesinin sadece kanunda belirtilen yasalar kapsamındaki sigortalılara uygulanacağının ve davalı vakıf gibi, 506 sayılı Yasanın Geçici 20. maddesi kapsamındaki vakıf üyelerinin, madde uyarınca, 506 sayılı Yasa kapsamında bulunmadıklarının açık bulunmasına göre, mahkemenin bu talebe ilişkin red kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
2-Vakıf emeklisi davacının 506 sayılı Yasa hükümleri uyarınca aylık alanların aylığında yapılan artış oranlarında aylık artışının yapılması ile ilgili talebine gelince;
506 sayılı Yasanın Geçici 20. maddesinin (b) bendi "Bu personelin, iş kazalarıyla meslek hastalıkları, hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm, eşlerinin analık, eş ve çocuklarının hastalık hallerinde, en az bu kanunda belirtilen yardımları sağlayacak," hükmünü içermekte olup davalı vakıf, mensupları yönünden zorunlu sosyal güvenlik kurumu niteliğindedir. Geçici 20. madde, 506 sayılı Yasanın tüm sistemi içinde değerlendirildiğinde görüleceği üzere, bu madde de sayılan sandıklar bağlı bulundukları kuruluşların personeli hakkında yasal düzenleme alanı içinde Sosyal Sigortalar Kurumu'nun yüklendiği görevleri, sağladığı hakları o düzeyin altına düşmemek üzere yüklenmiş sandıklar olup, görevleri ve en az yükümlülükleri yasa ile belirlenmiştir.(YİBK 9.3.1983/1-1, RG 23.06.1983/18086). Bu husus, Vakıf Senedinin 4. maddesinde; "Vakfın gayesi: a) İş bu vakıf senedi hükümleri dairesinde üyelerin emeklilik, malullük, ölüm, hastalık, analık, iş kazaları ve meslek hastalıkları hallerinde eş ve çocukları ile üyenin geçindirmekle yükümlü bulunduğu ana ve babasının hastalıklarında, Sosyal Sigortalar Kanunları ile temin edilen yardımlardan az olmamak üzere hak sahiplerine yardımda bulunmak..."olarak da açıklanmaktadır.
506 sayılı Yasanın Ek 38. maddesinde "Bu Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıklar ile Geçici 76. maddeye göre yapılan telafi edici ödemeler, her ay ödeme tarihlerinde bir önceki aya göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksi artış oranı kadar artırılarak belirlenir." hükmü öngörülmüştür. Davalı Vakfın, "vazgeçilmez ve devredilemez" nitelikteki sosyal güvenlik hakkının yaşama geçirilmesi görevini sürdüren bir sosyal güvenlik kurumu niteliğinde olduğu gözetildiğinde," bu görevi yerine getirirken, Sosyal Sigortalar Kanunundaki temel düzenlemelerle bağlı kalması gerekir.
Geçici 20. madde kapsamında yer alan sandıklar ile 506 sayılı Yasa arasındaki ilişki, anılan Yasa'nın, bu sandıklar için bir alt sınır oluşturması ile gerçekleşir. Davalı Vakıf tarafından bu alt sınır, bağladığı aylıklara yapılan artış oranlarının, SSK sigortalılarına bağlanan yaşlılık aylıklarına yapılan artış oranlarının karşılaştırılması suretiyle bulunması gerekir. Artış oranının, 506 sayılı Yasa uyarınca yaşlılık aylığı alanlara yapılan artış oranından daha az olması durumunda, davalı Sandık yönünden yaşlılık aylığı artış oranı konusunda ek yükümlülük doğacağından, Vakıf Senedindeki düzenlemelere göre aylıklarında artış olan kimselerin, ayrıca 506 sayılı Yasanın aylık artışlarına dair hükümlerinden de yaralanmaları gerekecektir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.3.2010 gün, 2010/10-155 Esas, 2010/170 Karar sayılı kararlarında da; davalı Vakfın gayesi gözetildiğinde, yıllarca yüksek prim ödeyerek emekli olan davalı sandık mensuplarının aylıklarına daha düşük oranlarda zam yapılarak, yaşlılık aylıklarının daha düşük prim ödeyerek emekli olan 506 sayılı Yasa’ya tabi olarak yaşlılık aylığı alanların aylıkları ile eşitlenmesi düşünülemeyeceği, Geçici 20.madde zorunlu banka sandıkları için bir güvence getirdiğine göre, bu durum mensuplarına yapılacak yaşlılık aylığı artışlarının da en az 506 sayılı Yasa’ya tabi olanlara uygulanacak artış oranları kadar olması sonucunu doğuracağı, 506 sayılı Yasa’nın Geçici 20.maddesinde değinilen alt sınır belirlenmesinde, davalı Vakfın bağladığı aylıklara yapılan artış oranlarının, SGK(Devredilen SSK) sigortalılarına bağlanan yaşlılık aylıklarına yapılan artış oranları ile karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiği, artış oranının, 506 sayılı Yasa uyarınca yaşlılık aylığı alanlara yapılan artış oranından daha az olması durumunda, davalı Sandık yönünden yaşlılık aylığı artış oranı konusunda ek yükümlülük doğacağından, Vakıf Senedindeki düzenlemelere göre aylıklarında artış olan kimselerin, ayrıca 506 sayılı Yasanın aylık artışlarına dair hükümlerinden de
Davaya konu somut uyuşmazlıkta davalı Vakıf davacıya prim karşılığı olmaksızın emekli yardımının aylıklarına eklenmek üzere ödendiğini, emekli yardımını düzenleyen Vakıf Senedinin 59/C bendinin 13.02.2004 tarihli olağanüstü genel kurul kararırı ile kaldırılmış olup, aylıklarda yapılan artışlar ile emekli yardımlarının yürürlükten kaldırılması arasında bir bağlantı bulunmadığı gibi, emekli yardımlarının aylığa eklenmesi yolunda Vakıf Senedinde bir hüküm de bulunmadığını, 506 sayılı Yasanın Geçici 20. maddesinde belirtilen sınırlamaya uygun olarak Vakıf Senedi hükümlerine göre yaşlılık aylığı bağlanarak ve aylıklardaki artışların yine senet hükümlerine göre gerçekleştirildiği, sandık personelinin 506 sayılı Yasa uygulamasında sigortalı sayılmaması nedeniyle haklarında yaşlılık sigortası uygulanamayacağını beyan etmiş, senet hükümleri, olağanüstü genel kurul kararları, davacıya ödenen aylık ve ikramiye miktarları delil olarak dosyaya sunmuştur. Belirtilen iddialar ve 506 sayılı Yasanın 77 ve 4857 sayılı Yasanın 32. maddeleri uyarınca; prim, ikramiye ve bu nitelikteki her türlü istihkakın ücret kapsamında değerlendirilmesi gereği de gözetilerek; Vakıf Senedi tüm değişiklikleri ile celbedilmeli, artış oranlarına ilişkin Vakıf Senedinin dayanak hükümleri, ikramiye gibi telafi edici ödemeler ile artış oranları davalı Vakıftan, 506 sayılı Yasa uyarınca yaşlılık aylığı alanların aylıklarında yapılan artış oranları Sosyal Güvenlik Kurumundan (devredilen SSK'dan) sorulmalı, davacının artış oranlarından kaynaklanan fark alacağının bulunup bulunmadığı, aktüerya uzmanı bilirkişi marifetiyle hesaplanarak sonucuna göre karar verilmelidir.
Açıklanan maddi ve hukuki nedenler gözetilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 06.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.