İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2009/6846 · K. 2011/131
- Esas No
- 2009/6846
- Karar No
- 2011/131
- Karar Tarihi
- 17.01.2011
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2009/6846 E. , 2011/131 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.10.2008 tarih ve 2007/303 - 2008/244 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından yazılan “Seninle Güler Yüreğim” adlı kitabın yayım haklarının 03.08.2000 tarihli sözleşme ile davalıya devir edildiğini, kitabın sözleşmeye uygun olarak 2000 yılının Aralık ayında 3.000 adet basıldığını, bu durumun müvekkiline bildirildiğini, ancak bilgi yazısı içinde yer alan 2.062.500.000.-TL telif bedelinin ise müvekkiline ödenmediğini, eser üzerindeki çoğaltma mali hakkını devir alan ve bu hakkını kullanan davalının kitabı piyasaya vermeyerek eser sahibinden devir aldığı yayma mali hakkını kullanmadığını, Ağustos 2002 tarihinde davalının kitabının imha edildiğinin bildirdiğini, imhanın noter aracı ile tespit edildiğini, 18 Temmuz 2002 tarihli ihtar ile de sözleşmenin fesih edildiğinin bildirildiğini, yayıncılık işini yapan kişilerin sözleşme imzalandıktan ve kitap basıldıktan sonra bazı sakıncalar görmesinin tamamı ile kendisinden kaynaklandığını, davalının çoğaltma hakkını kullanıp yayma hakkını kullanmadığını, müvekkilinin hem mali hem manevi hak ihlaline uğradığını, kitabın yok edilmesi nedeni ile kullanılamayan mali haktan dolayı ve kamuya sunum manevi hakkının ihlal edilmesinden dolayı müvekkilinin manevi zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.937.500.000.-TL mali hak bedeli ve 70.000.000.000.-TL manevi tazminatın sözleşme tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin FSEK 48-52. maddelerinde düzenlenen şekil şartlarına uymadığından batıl olduğunu, sözleşme ile çoğaltma hakkının devredilmediğini, sadece yayma hakkının verildiğini, müvekkilinin sözleşme ile kitabın basım hakkını elde ettiği zannıyla kitabı çoğalttığını fakat bu hakkın olmadığını fark edince ileride oluşabilecek daha büyük zararlara meydan vermemek için kitapları imha ettiğini, 18.02.2002 tarihli ihtarnamenin fesih ihtarı değil durumun açıklandığı bir yazı olduğunu, basılan 3.000 adet kitaba karşılık davacıya 2.062.500.000.-TL telif bedelinin ödendiğini, sözleşmede umuma arz zamının belirtilmediğini, bu nedenle manevi tazminat istenemeye- ceğini, eserin 3.000 adet den daha fazla basılacağını sözleşmede öngörülmediğini, FSEK'nun 68.maddesinin şartlarının bulunmadığını, savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda manevi tazminat isteminin reddi ile ilana ilişkin kararın kesinleştiği, henüz gerçekleşmeyen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın telafisinin mümkün olmadığı, davacı zararının sözleşmenin bitiminden itibaren 2,5 yıllık süre itibariyle telif bedeli olacağı, davalının yaptığı ödemenin mahsubu ile davacı zararının tayin edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.376.42 YTL maddi tazminatın faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemenin gerekçeli kararı davacı vekiline 03.04.2009 günü tebliğ edilmiş ve hüküm gerek HUMK'nun 432.maddesinde yazılı süre gerekse katılım yoluyla temyiz etme süresi geçirildikten sonra 11.05.2009 tarihinde temyiz edilmiştir. Aynı Yasa’nın 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay da bu konuda bir karar verebileceğinden davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 200,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 17.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.