İçtihatYargıtay4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2009/7133 · K. 2010/4080
- Esas No
- 2009/7133
- Karar No
- 2010/4080
- Karar Tarihi
- 08.04.2010
Karar Metni
4. Hukuk Dairesi 2009/7133 E. , 2010/4080 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 21/03/2008 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, diğer davalı yönünden husumetten reddine dair verilen 12/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1)Davalılardan ...’ın temyiz itirazı yönünden: dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, yayının yapıldığı gazetenin sorumlu müdürü olan davalılardan ... hakkındaki istem husumet yönünden reddedilmiş; davalı şirket hakkındaki istemin ise bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2. maddesi gereğince müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi farklı olan davalılar yararına ayrı ayrı avukatlık ücreti takdir edilir.
Yerel mahkemece açıklanan düzenlemeler gözetilmeyerek, hakkında istem farklı bir nedenle reddedilen davalılardan ... yararına ayrı avukatlık ücreti takdir edilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2-Diğer davalı ... Gazeteciler Yayıncılık AŞ‘nin temyiz itirazına gelince; davacı, ... gazetesinin 05/12/2007 günlü sayısında, “Bodrum’da ... Çetesine Büyük Baskın” başlığı ile yayımlanan haberde “…gözaltına alınanlar arasında .... Noteri E. K. …” biçiminde ve adam kaçıran, silah, insan ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi suçları işleyen bir çetenin üyesi imiş gibi gösterdiğini, haberde belirtilen operasyon kapsamında gözaltına alındığını ancak, ertesi gün olay ile ilgisinin olmadığı anlaşılarak salıverildiğini ve daha sonra da hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini belirterek, kişilik haklarına saldırıdan dolayı davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir. Davalı Şirket ise, yayında davacının isminin belirtilmediği gibi yayının maddi bir olayın aktarımına ilişkin olduğunu, Bodrum’da Jandarma tarafından yapılan birçok suçların odağı haline gelen ... Çetesi üyelerinin gözaltına aldığı operasyonda gözaltına alınanlar arasında davacının bulunduğuna ilişkin olguların yayın gününe göre gerçek olduğunu belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, hakkında takipsizlik kararı verilen ve gizlilik kararı bulunan bir soruşturma kapsamında gözaltına alınan davacının, gerçekleştirdiği ya da katıldığı iddia edilen eylemler tek tek sayılarak davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu gerekçesiyle, davalı Şirket hakkındaki istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Vatan gazetesinin 05/12/2007 günlü sayısında “... Çetesi'ne büyük baskın" başlığı altında yayın yapılmış; yayından önce jandarma tarafından Bodrum’da gerçekleştirilen Yelken adlı operasyonda adam kaçırma, insan ve uyuşturucu kaçakçılığı, tefecilik, zorla çek senet tahsilatı, dövme ve gasp gibi birçok suça karıştıkları belirtilen 55 kişiden 42 kişinin gözaltına alındığı belirtilmiş, “…terzi de var, müdür de…” alt başlıklı bölümde gözaltına alınanlar arasında “.... Noteri E.K.” biçiminde, davacıda ismi açıklanmadan, sadece adı ve soyadının baş harflerine yer verilmiştir.
Dosya içeriğinden, yayından bir gün önce jandarma tarafından Bodrum’da gerçekleştirilen bir operasyonda; tefecilik yapmak, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, tehditle ve korkutma yöntemiyle dava dışı kişilerin ellerinden mallarının alınması gibi suçlamalardan dolayı birçok kişinin gözaltına alındığı; şikayetçilerin anlatımlarından, yapılan tüm noterlik işlemlerinin .... Noterliği’nde gerçekleştirildiğinin belirtilmesi nedeniyle gözaltına alınan .... Noterlik katibi olan davacının, daha sonra serbest bırakıldığı ve hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu yayın, operasyonun ertesi günü ve o gün var olan olguların topluma aktarılması amacıyla görünür gerçekliğe uygun biçimde yapılmıştır. Davacının daha sonra salıverilmesi, davacı hakkında ek takipsizlik kararı verilmiş olması, yayının hukuka aykırı olduğu sonucunu doğurmaz.
Yerel mahkemece, görünen gerçekliğe uygun olan yayının davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağı gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, davacı yararına manevi tazminat takdir edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (1) sayılı bentte gösterilen nedenledavalılardan ... yararına; (2) sayılı bentte gösterilen nedenle diğer davalı Bağımsız Gazeteciler Yayıncılık AŞ yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.