İçtihatYargıtay4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2009/7228 · K. 2010/3776
- Esas No
- 2009/7228
- Karar No
- 2010/3776
- Karar Tarihi
- 01.04.2010
Karar Metni
4. Hukuk Dairesi 2009/7228 E. , 2010/3776 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı Maliye Hazinesini temsilen ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 30/05/2005 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, askerlik hizmeti dolayısıyla verilen zarar nedeni ile dayanışmalı (müteselsil) sorumlu olan Devletin ödediği tutarın, öteki sorumludan rücu yolu ile alınmasına ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, dayanışmalı sorumlu olarak üçüncü kişiye ödediği paranın ardıllık (haleflik) kuralları gereğince rücu yoluyla ödetilmesini istediğine ve davalı önceki davada davalı konumunda olmadığına göre ödemenin kapsamı, kural olarak davacının sorumlu tutulup ödediği para ile kendisi hakkında açılan davanın sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar işleyecek faiz ve önceki davada takdir edilen avukatlık ücreti ile yargılama giderleri ve bir de davacı aleyhine ödetme kararı alan üçüncü kişinin karar kesinleşmeden önce alacağını almak için kararı icraya koymuş olması halinde kararın kesinleşmesine kadar yapılan icra giderleri ve avukatlık ücreti ile aynı güne kadar gerçekleşen faizden ibarettir. Kendi kusurlu davranışı ile icranın sürüp gitmesine yol açan davacı, bu savsaması nedeniyle artan icra giderlerinin ve kararın kesinleşmesinden sonra geçen sürenin faizini isteyemez. Bu ilkelere aykırı düşüncelerle isteğin tümünün kabul edilmiş olması doğru değildir.
Diğer yandan, rücunun amacı, birlikte sorumlular arasında hak ve adalete göre denge kurmaktır. Borçlar Yasası'nın 50. maddesi yargıcın takdirini temel almıştır. Anılan madde buyruğuna göre, ilgililerin birbirlerine karşı rücu hakları olup olmadığını ve varsa kapsamını yargıç takdir edecektir. Bu madde, her ne kadar birden çok kimselerin ortak kusurlarıyla zarar oluşturmalarını düzenlemiş ise de onu izleyen 51. maddedeki birden çok kişilerin değişik hukuksal nedenlerden sorumluluğunda da belirtilen kural geçerlidir. Öyleyse, çok tipli dayanışmada da (teselsülde de) yargıç, rücu kapsamını takdir durumundadır.
Kusur, kapsam belirlemede etkin ise de hak ve adalet duygusu da onunla birlikte değerlendirilmesi gereken öğelerdendir. Davalı, Anayasa’nın 72. maddesi gereğince, hakkı olan askerlik ödevi sırasında kusuru ile zarara yol açmıştır. Hizmetin karşılığında ücret almaması ve anayasal ödevde bulunması dolayısıyla onun, tazminatın tümüyle sorumluluğu durumunda hak ve adalet öğesi, kapsam belirlemede dikkate alınmamış olma sonucunu doğurur.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, belirlenen maddi tazminattan % 50 oranında indirim yapılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de, belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 438/son maddesi gereğince, saptanan zarardan % 50 oranında indirim yapılarak, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle gerekçesinde ve hüküm fıkrasının tazminat tutarlarına ilişkin 1 nolu bendinde yer alan “…davacının davasının kabulüne…”, “…987,25.-…” ve “…7.181,30.-…” biçimindeki sözcük ve sayı dizilerinin ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile “…istemin bir bölümünün kabulüne…”, “…493,62…” ve “…3.590,65…” sözcük ve sayı dizilerinin yazılmasına; harç alınmasına ilişkin 2 nolu bendinde yer alan “…441,00.-…” biçimindeki sayı dizisinin silinerek yerine “…220,55…” sayı dizisinin yazılmasına; davacı yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin 3 nolu bendinde yer alan “…980,00.-…” biçimindeki sayı dizisinin silinerek yerine “…575,00…” sayı dizisinin yazılmasına; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.