İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2009/7232 · K. 2011/428
- Esas No
- 2009/7232
- Karar No
- 2011/428
- Karar Tarihi
- 20.01.2011
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2009/7232 E. , 2011/428 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/12/2008 tarih ve 2005/773-2008/797 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... ...’ın müvekkiline ait olmayan sahte bir imza ile müvekkilinin davalı kooperatifteki ortaklığını devraldığını, davalıların yaptıkları işlemin haksız ve usulsüz olduğunu ileri sürerek, yapılan devir işleminin iptali ile ortaklığın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacı ile müvekkilinin sıhri hısım olup, davaya konu kooperatif ortaklığının müvekkiline devri konusunda tarafların anlaştığını, o tarihlerde İstanbul dışında yaşayan davacının imzaladığı devir sözleşmesini müvekkilinin eşi olan ağabeyi ...’a gönderdiğini, bu belgenin müvekkili tarafından da imzalanmak suretiyle davaya konu ortaklık hakkının 30.03.1998 tarihinde müvekkiline geçtiğini, devre ilişkin belgedeki imzanın davacıya ait olduğu inancıyla devir bedelinin ödendiğini ve devirden sonra kooperatifin tüm ortaklık yükümlülüklerinin müvekkili tarafından yerine getirildiğini, bu davanın müvekkili ile davacının ağabeyinin boşanmasından sonra haksız olarak açılmış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı kooperatif vekili, müvekkilinin olayda bir kusur ve usulsüzlüğünün olmadığını savunarak, davanın müvekkili kooperatif yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda devir sözleşmesinin adi yazılı şekilde yapılmış olduğu, davacının sözleşmedeki imzayı inkar ettiği, davacının inkar ettiği imza üzerinde yaptırılan inceleme sonucu imzanın davacının eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, bu durumda davacının davalı kooperatifteki ortaklık payını davalı ...’na 30.3.1998 tarihli devir temlik sözleşmesi ile devrinin geçersiz olduğu, davacının hala davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespitine karar vermek gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davacı ...’ın davalı kooperatifteki ortaklık payını davalı ... (...’a) 30.03.1998 tarihli devir temlik sözleşmesi ile devrinin geçersiz olduğunun ve davacının hala davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya ait kooperatif ortaklığının davalı ...’na devri işleminin geçersiz olduğu iddiasıyla anılan davalıya yapılan devir işleminin iptali ile ortaklık hakkının davacıya ait olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacıya ait kooperatif ortaklığının davalı ...’na devrine ilişkin olarak yapılan devir sözleşmesinde davacıya atfen atılmış bulunan imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiştir. Ancak, sahte imza ile düzenlenmiş bu devir sözleşmesi 30.03.1998 tarihli olmasına rağmen davacının bu devrin geçersizliğini ilk kez davadan kısa süre önce davalı kooperatife göndermiş olduğu 01.03.2005 tarihli ihtarname ile ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Davalı ... yaptığı savunmada, davacıya devir bedelinin ödendiğini, devirden sonra kooperatife karşı tüm yükümlülüklerin kendisi tarafından yerine getirildiğini, yıllar geçtikten sonra davacının imza inkarında bulunmasının iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu belirtmiştir. Buna göre, devir sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olmadığı anlaşılmış ise de davalı kooperatifin sürekli olarak aidat toplayan bir kooperatif olup olmadığı, devirden sonraki aidat ödemelerinin kimin tarafından yapıldığı, davalının davacıya devir bedelini ödeyip ödemediği, genel kurullara kimin katıldığı, devirden sonraki tarihte davacının kooperatifle bağlantısını sürdürüp sürdürmediği hususlarının incelenerek sonucuna göre kooperatife karşı yükümlülüklerin davalı ... tarafından yerine getirilmiş olduğu, davacının kooperatifle bir ilgisinin kalmadığının anlaşılması halinde davacının imza sahteliğini yıllar sonra ileri sürmesinin TMK’nun 2 nci maddesinde düzenlenen hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırılık oluşturup oluşturmadığı hususunun değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.