İçtihatYargıtay4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2009/8544 · K. 2010/4382
- Esas No
- 2009/8544
- Karar No
- 2010/4382
- Karar Tarihi
- 14.04.2010
Karar Metni
4. Hukuk Dairesi 2009/8544 E. , 2010/4382 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Yatırımcılık ve Tic. A.Ş aleyhine 24/06/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 25/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, Haber ... gazetesinin 30/3/2008 günlü sayısında “Üç Kuşak Kapışma” başlığı altında yayımlanan gerçek dışı kişilik haklarına saldır oluşturduğunu belirterek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı ise, Adalet ve Kalkınma Partisi aleyhine açılan kapatma davasından sonra davacının “yeni bir istiklal mahkemeleri kuruluyor” biçimindeki açıklamaları üzerine ilginç bir alaysılamaya (ironiye) dikkat çekilmek üzere haberin yayımlandığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, siyasi kişiliği bulunan davacı hakkında eleştiri yapıldığı, siyasi kişiliği bulunan davacının sert eleştirilere katlanması gerektiği, yazıda Şeyh Sait’in torunu olduğunun belirtildiği ancak, davacının Şeyh Sait’in özelliklerini taşıdığı yönünde sözlere yer verilmediği gerekçesiyle istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Haber ... gazetesinin 30/3/2008 günlü sayısında “Üç Kuşak Kapışma” başlığı altında yayımlanan haber bir bütün olarak incelendiğinde; Şeyh Sait’in fotoğrafı ile davacının fotoğrafı alt alta yayımlanarak, Şeyh Sait’e ait fotoğrafın alt kısmına ”…29 Haziran 1925 yılında Diyarbakır’da asılan Şeyh Sait, ...’ın dedesi…”, fotoğrafların sol yanındaki bölümde ise “…AKP’ye açılan dava ilginç bir ironiyi gündeme getirdi. 83 yıl önce İstiklal Mahkemesi Başkanı Kel Ali, Şeyh Sait’i yargılayıp mahkum etmişti. Bu gün de Kel Ali’nin torunu Anayasa Mahkemesi Başkan vekili Osman Paksüt, Şeyh Sait’in torunu ... hakkında karar verecek…” biçimindeki sözlere yer verildiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu edilen yazıda, davacının Şeyh Sait’in torunu olduğuna ilişkin belirleme, yazının bütünü içinde ayrıntı biçiminde verilmemiş; tersine, davacının ve Şeyh Sait’in fotoğrafları yayımlanarak, alt kısmına davacının Şey Sait’in torunu olduğuna ilişkin sözcükler yazılmak suretiyle yazının ana konusu biçiminde yayımlanmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının Şeyh Sait’in torunu olmadığı belgelendiğine göre yayın, gerçek dışı haber niteliğinde olup davacının kişilik haklarına saldırı oluşturur.
Yerel Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacı yararına uygun bir manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.