İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2009/9864 · K. 2011/3003
- Esas No
- 2009/9864
- Karar No
- 2011/3003
- Karar Tarihi
- 21.03.2011
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2009/9864 E. , 2011/3003 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.05.2009 tarih ve 2006/46-2009/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalının İlhan Kömür ve Tarım Ürünleri Tic. Ltd. Şti.’nin ortakları olduğunu, Dörtyol'daki şirket merkezinin daha sonra Kayseri'ye nakledildiğini, 08.07.1997 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirketi temsil ve ilzama ... ve ...’nın müşterek imza ile 3 yıl süre ile yetkili kılındığını, ancak davalının yedinde bulunan karar defterinde müvekkillerin haberi olmadan şirketi temsil ve ilzama kendisini tek başına yetkili kılan 10.02.1998 tarih ortaklar kurulu kararı aldığını ve sahte imzalar atıp kararı da noterde onaylattığını, tek imza ile şirket adına bir çok tasarrufta bulanarak şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek, 10.02.1998 tarihli ortaklar kurulu kararının iptalini, temsil hakkından azlini, tasarruflarının yok sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, davalıların iyi niyetli olmadığını, tarafların müştereken yaptıkları işlemlerin varlığının bu hususu doğruladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, 10.02.1998 tarihinde şirket müdürü ...'ın münferiden koyacağı imza ile şirketi 5 yıl süre ile temsil edeceğine dair ortaklar kurulu kararı alındığı, davacıların bu kararı sahte imza vasıtası ile alındığı iddiası üzerine görülen Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 1998/967 Esas 2004/688 Karar sayılı dosyada, şirket yetkilileri ... ve ... imzasını içeren ibranamedeki imzanın ...'ya ait olmadığı yönünde rapor alındığı, ancak zaman aşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırıldığı, sahte olduğu iddia edilen ortaklar genel kurul kararının yer aldığı şirket karar defteri aslının dosyaya ibraz edilemediği, davalının şirket müdürü olduğu halde defterin kendi yedinde olması gerekir iken Asliye Ceza Mahkemesine verdiği ifadede defterin Şehmuz Konu adlı kişi ile davacılara gönderdiğini beyan ettiği, noterlikçe gönderilen evrak aslında ise imzalı bir örnek bulunmadığı, bu nedenlekarar defterinde ve notere sunulan belgelerde imza incelemesinin yapılamadığı, davalının başlangıçta defterin kendisinde olduğunu ikrar ettiğinden, defterleri karşı tarafa verdiği hususundaki ispat yükünün davalıda olduğu, yemin teklifi üzerine davacıların karar defterinin ellerinde olmadığına dair yemin ettikleri, davalının 10.02.1998 tarihli kararın yazılmasından sonra karar defterini imzalanması için defteri davacılara gönderdiği beyanından alınan kararın hep birlikte toplanılıp, müzakere edilerek alındığına dair davalı savunmasının da yerinde olmadığı, her ne kadar imzanın sahteliği konusunda defter aslının bulunamaması nedeniyle imza incelemesi yapılamamış ise de, defteri ibraz etmeyenin elinde olduğu halde saklayıp gizleyenin davalı olduğu, defterin davacılara teslimine ilişkin herhangi bir belge ve tutanak ibraz edilmediği, 11.02.1998 tarihli kararın tescilinden sonra davalının sahibi olduğu Şenozan A.Ş. ile 22.04.1998 tarihli protokolü, 13.05.1998 tarihli sözleşmeyi, 24.06.1998 tarihli sözleşmeyi yaptığı, TTK. 547 maddesine aykırı olarak yetkili müdür olduğu şirket ile ortağı olduğu şirket arasında muamele yasağına aykırı ve kendi hesabına iş gördüğü, yaptığı bu işlerin oldukça önemli nitelikli işler olduğu, ibra, satış sözleşmesi, taahhütname imzalanması gibi imzaların ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığı, elinde tek başına yetkili olduğuna ilişkin karar olmasına rağmen 14.05.1998 tarihli çek çıkış bordrosunda, 13.05.1998 tarihli sözleşmede, 24.06.1998 tarihli temlik anlaşmasında davacılardan ...'nın da imzası olduğu, bu durumun davalının ortaklar kurulu kararını diğer ortaklardan gizlediği kanaatini doğurduğu gerekçesiyle 10.02.1998 tarihli ortaklar kurulu kararının hukuken yok hükmünde olduğunun tespiti ve buna bağlı olarak yapılan tüm işlemlerin iptali ve davalının şirket müdürlüğünden azline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Ancak, şirket adına şirketin amaç ve kapsamıyla örtüşen işleri yapmakla yetkili ve görevli olan davalı ...’ın yaptığı işlemlerin geçersiz olduğuna ilişkin somut deliller ortaya konulmadan, 3. kişileri de kapsayacak şekilde davalı müdürün yapmış olduğu tüm işlemlerin iptaline karar verilemez. Bu itibarla mahkemece bu husustaki talebin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.