Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2009/9947 · K. 2011/8733
4. Ceza Dairesi 2009/9947 E. , 2011/8733 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede : Tehdit fiili kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli ve uygun olması yeterlidir.Ayrıca somut olayda muhatap üzerinde etkili olması gerekli değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılmaz. Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi saikin de önemi yoktur. Kavga ve tartışma sırasında haksız fiilin meydana getirdiği şiddetli öfke elem ve gazap iradeyi etkileyerek kusur yeteneğinde oluşturduğu azalma sebebiyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilir ise de , önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve sucun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir. Bu açıklamaların ışığı altında sanığın "seni yaşatmayacağım " diyerek katılanı tehdit ettiğinin oluşa uygun kabulü karşısında, sonuç almaya objektif olarak uygun ve elverişli olan bu sözler muhataba iletilmekle kişinin ruh dinginliğinin bozulduğu, iç huzur ve irade özgürlüğünün ihlal edildiği, dolayısıyla TCY 106/1 fıkra 1. cümlede tanımlanan "vücut tamlığına yönelik " tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden " ... tartışma sırasında söylenen bu sözlerin öfke ve kızgınlıkla söylendiği katılan üzerinde korku ve endişe yaratacak nitelikte olmadığı dolayısıyla tehditte ciddiyet unsurunun bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi; Bozmayı gerektirmiş ve katılan ...'ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki bozma düşüncesine uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.