İçtihatYargıtay6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2010/10057 · K. 2010/13041
- Esas No
- 2010/10057
- Karar No
- 2010/13041
- Karar Tarihi
- 30.11.2010
Karar Metni
6. Hukuk Dairesi 2010/10057 E. , 2010/13041 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Pendik 2.İcra Mahkemesi
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalının itirazı üzerine davalı alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesini istemiştir. Mahkemece tahliye davasının konusu kalmadığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, itirazın kaldırılması isteminin yargılamayı gerektirdiğinden reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra takibinde ve davada dayanılan ve karara esas alınan 01.09.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde aylık kira parası 800.-TL olarak belirlenmiş ve her ayın ilk 5 gününde peşin ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı alacaklı 16.02.2010 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde 2010 yılı Ocak ve Şubat ayı kira bedeli olarak 1600.-TL'nin tahsilini istemiş, davalı yasal sürede yaptığı itirazında borcu olmadığını savunmuş, kira ilişkisine ve aylık kira miktarına itiraz etmemiştir. Böylece davacının takip talebinde istemiş olduğu miktar kesinleşmiştir. Davalı vekili yargılama sırasında zemin katta bulunan kiralanana hırsız girmesi sebebiyle pencerelere demir parmaklık yapılması için 1475.-TL zorunlu masraf yapıldığını ve tarafların anlaşmasıyla bu masrafın kira parasına sayılacağını bildirmiştir. Davalı borçlu itiraz sebepleri ile bağlı olup, bu sebepleri değiştiremez ve genişletemez. Davalı ödemesini İ.İ.K.'nun 269/c maddesindeki belgelerle de kanıtlayamadığına göre mahkemece itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken istemin reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi kiralanan, davadan sonra tahliye edildiğinden konusu kalmayan tahliye davasına ilişkin olarak da davacı dava açmakta haklı olduğu ve davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından davacı yararına yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine hükmetmek ve davalıyı yargılama giderlerinden yükümlü tutmak gerekirken yazılı şekilde davalı yararına vekalet ücretine karar verilmesi de doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.