İçtihatYargıtay6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2010/10440 · K. 2013/22744
- Esas No
- 2010/10440
- Karar No
- 2013/22744
- Karar Tarihi
- 18.11.2013
Karar Metni
6. Ceza Dairesi 2010/10440 E. , 2013/22744 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi ( Kapatılan Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi)
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : 765 sayılı TCK. 308/2-3, 61. md. 4 ay hapis ve 146 YTL adli para cezası
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar duruşmasına iştirak eden Cumhuriyet Savcısının isminin gerekçeli karara mahallinde eklenmesi, olanaklı görülmüş;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın daha önce kendisine 60 milyar TL (suç tarihine göre) borç verdiği parayı, katılan ...'dan 200.000 $ şeklinde geri alıp buna dair katılana imzalı belge verdiği, sanığın bu belgeyi verdiğini kabul ettiği,daha sonraki tarihlerde sanığın katılan ...'in daha önce gümrük işlerini yaptığı şirketlerin sorumluları katılanlar ... ve ...'ten, katılan ...'in ödediği meblağdan ayrı olarak bakiye kaldığı iddia edilen önce 300.000 $ parayı talep ettiği,bu nedenle sanığın önce 2003 yılı Ekim ayında katılan ...'yı bir lokantada görüp yanına giderek katılana hitaben öncelikle “Sizin daha önce iş verdiğiniz ...'den 200-300.000 $ alacağım kaldı, bunu siz ödeyeceksiniz.," dediği, mağdurun da o gün olay çıkmaması için sanığa “Sizi ... bey ile görüştürürüm.” dediği, daha sonraki tarihlerde sanığın telefonla mağdur ...'ya ulaştığı,mağdura hitaben “Ben doğuluyum, aşiretimiz ve kalabalık bir ailemiz var, 300.000 $ ödemezsen yolda başına kötü şeyler gelebilir. Sana 16.01.2004 tarihine kadar süre .” diye tehdit ettiği, mağdur bu parayı ödemeyince sonraki başka bir tarihte
sanık ve yanındaki birkaç adamının şirkete gittiği, güvenlikçiler polis çağırınca sanığın içeri giremediği, bir gün sonra sanığın yine şirkete geldiği, güvenlikçi tanıklara “Bu parayı zorla da olsa alacağız, polis bize bir şey yapamaz.” dediği, 30.04.2004'te mağdur ... sahilde yürüdüğü bir sırada sanık ve kimliği belirsiz birkaç kişinin mağdurun yanına geldiği,sanığın mağdura hitaben “Yanlış yapıyorsun, polis seni kurtaramaz,1.5 milyon $ bana para vereceksin,yoksa sonun kötü olacak.” dediği, sanık ve yanındakilerin mağduru darp ettikleri,bu olaydan da birkaç gün sonra sanığın şirkete gidip güvenlikçi tanık Kamil ... “... bana 1.5 milyon $ para verecek, yoksa kafasını kopartacağım.” dediği, zaman zaman telefonla mağduru aradığında evini, çocuklarının gittiği okulu tespit ettiğini, takip ettiklerini, istediği zaman istediği şeyleri yapabileceklerini söyleyip tehdit ettiği, yine aynı süreçte sanığın, mağdur ...'ya ait şirketin mali sorumlusu katılan ...'in ofisine 2003 Aralık'ta giderek “Sizin gümrükçünüz ... işlerinizi yapmak üzere benden yüklü miktarlarda para aldı, verdiğim paraları da sizin firmanın işlerini yapacağını söylediği için verdim, şimdi bu paraları tahsil edemiyorum,bu paraları sizin ödemenizi istiyorum.” dediği, mağdur konunun kendi şirketleriyle ilgili olmadığını, ...ile artık çalışmadıklarını söylemesine karşın,sanığın bu defa ...'e “Benim bir sürü yeğenim var, onlardan birini feda ederim, bu parayı yine sizden alırım,benden kurtuluş yoktur, sizin patronlarınız dahil olmak üzere istediğim an istediğim kişiyi alırım, geçen gün lokantada ...'yı sıkıştırdım, ben her hareketinizi takip ediyorum, istediğim an ben sizi toplar alırım.” dediği, daha sonraki tarihlerde mağdur ..., böyle hukuki bir borçları bulunmadığını söylemek üzere sanığın telefonunu aradığında, sanığın telefonda “Sen yakın tarihte araba değiştirdin, siyah bir jip aldın, şayet bu para ödenmezse sizi pişman ederim,kan dökülecek.” dediği, daha sonra sanığın kendisini milletvekili gibi tanıtıp kızından mağdur ...'in cep telefonunu aldığı,cep telefonundan değişik tarihlerde arayıp alacak miktarını bazen 300 bin, bazen 1, bazen de 1.5 milyon $ şeklinde tarif edip istediği, sanık ile katılanlar ... ve ...'in hiçbir şekilde ticari bir ilişkilerinin bulunmadığı, dolayısıyla dosyada ispat edilmiş herhangi hukuki bir uyuşmazlığın da mevcut olmadığı, ticaretin hangi alanında faaliyet gösterdiği belirlenmemiş sanığın, dosya kapsamına faaliyetleri ve ticari hacmi yansıtılmış şirketlerin sorumluları katılanlar ... ve ... ile alacak borç ilişkisinin de bulunmadığı, katılan ...'e verilen borç paranın ise sanık tarafından fahiş bir faiz uygulanıp tahsil edilmesine karşın halen bu parayı kalan faizi veya bakiyesi adı altında sanığın katılanlardan istediğinin anlaşılması karşısında; eylemin yağmaya kalkışma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Uygulamaya göre de;
2-Sanığın, adli sicil kaydına göre Pendik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2000 infaz tarihli ilamı ile verilmiş tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde, hakkında 765 sayılı TCK’nın 81/1. maddesi ile uygulama yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile katılanlar ..., ... ve ... vekillerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.