Yargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2010/11888 · K. 2010/13719
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/11888 E. , 2010/13719 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.07.2008 gününde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 02.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ..., 714, 1175 ve 1176 sayılı parsellerin mera olarak sınırlandırıldığını ve yararlanma hakkının kendilerine bırakıldığını, bu yerlere davalı ... ile davalı gerçek kişilerin haksız elattıklarını, haksız elatmalarının giderilmesi ile 11.588,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., çekişme konusu taşınmazların yayla tahsis kararıyla kendilerine bırakıldığını, davalı gerçek kişiler ise cevap ve beyan dilekçelerinde, yayla tahsis kararından kendilerinin de yararlanacağını, bu yerler hakkında tapu kayıtlarının olduğunu, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu taşınmazlara kimlerin elattığı belirlenemediğinden bahisle dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı ... temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı köyün aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, 714, 1175 ve 1176 sayılı parsellerin mera niteliği ile sınırlandırıldığı, taşınmazların yararlanma hakkının davacı köye bırakıldığı görülmektedir. Meralar, hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerledir. Meraların, kullanma hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye bırakılabilir. Kuşkusuz, bu yerler devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerdendir. Bu şekilde dava konusu taşınmazların mera olduğu ve davacı köye yararlanmak üzere tahsis edildiği sabittir. Gerek davalı ... ve gerekse bu köy halkından olduğu anlaşılan davalı gerçek kişiler cevaplarında ve beyan dilekçelerinde, dava konusu taşınmazları kapsayan yayla ve tapu kayıtları olduğunu bildirerek, taşınmazlar üzerinde hak iddia ettiklerinden dava konusu mera parsellerine müdahaleleri sabittir. O yüzden mahkemece, 714, 1175 ve 1176 sayılı parsellerden davacının dava konusu olarak bildirdiği bölümlere davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmesi gerekir. Mahkemece, yapılan bu saptama bir yana bırakılarak, davanın bütünüyle reddi doğru olmadığından, karar bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacı köyünün diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle davacı ... yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 09.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.